Gondola ve Hayal Gücü Oyun Parkı: Antalya’da İki Farklı Sesin Paneli ve Söyleşiler

Gondola ve Hayal Gücü Oyun Parkı: Antalya’da İki Farklı Sesin Paneli ve Söyleşiler

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin prestijli akşamlarından biri, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda iki farklı proje ile dikkat çekti: kurmaca film “Gondola” ile belgesel “Hayal Gücü Oyun Parkı”. Gösterimler kadar söyleşiler de ilgiyle izlendi ve ekipten yedi kişiyle sahneye çıktı.

Almanya ile Gürcistan ortak yapımı olan Gondola’nın gösteriminin ardından yönetmen Veit Helmer, seyircilerin sorularını yanıtladı. Gürcistan dağlarının büyüleyici atmosferinde iki genç kadının arasındaki bağı sessiz bir anlatımla işleyen filmin fikri, ünlü yönetmen Hitchcock’tan ilham aldığını belirtti: “Diyalog olmadan sesin geniş bir alan kaplaması, filmdeki anlatımı güçlendirir” diye konuştu. Yönetmen, Gürcistan’a geçiş hikayelerinin ve Gondolalarla çalışma zorluklarının altını çizdi. Sınırlı bütçeyle çalışan ekip, görüntü yönetmeniyle birlikte iki gondolun hareketini nasıl göstereceklerini düşündü ve bazı sahnelerde görsel efektlere başvurdu. Ekipte senarist, yönetmen, yapımcı, ses tasarımcısı ve kamyon kullanıcısı olarak görev yapan kişi olarak projeyi sadece 7 kişiyle inşa ettiklerini belirtti.

“Hep çocukları duymayı ve anlamayı denedik” ifadesiyle hatıralarını özetleyen film ekibi depremin ardından Hatay’da başlatılan toplum yararına çalışmalarla toplumsal dayanışmayı gözler önüne serdi. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan felaket sonrası Nedim Buğral’ın koordinasyonunda başlatılan gönüllülük hareketi, Hatay’daki çadır kentlerde iki yılı aşkın bir süredir canlı bir yapıya dönüştü. “Hayal Gücü Oyun Parkı (HOP)” adı verilen proje, II. Dünya Savaşı sonrasında Evrupa’da ortaya çıkan esnek oyun alanı yaklaşımından ilham alıyor ve çocukların çevrede buldukları atık malzemelerden oyuncaklar üretmesini amaçlıyor.

Depremden sonraki iki hafta içinde başlayan çalışmalar, bugün konteyner kentlerde de devam ediyor. Filmin yönetmeni Jale İncekol ile Nedim Buğral, gösterim sonrası gençlerle olan etkileşimleri ve çocukların oyun üzerinden iyileşme süreçlerini nasıl gördüklerini paylaştı. İncekol, Hatay’da gördüklerini aktarırken, “Beş dakika önce kayıplarını konuşan birinin, beş dakika sonra çocuğuna HOP’ta yardım ederken gülümsemesi” gibi küçük ama dönüştürücü anlara vurgu yaptı. Projede Nedim Buğral’ın kurduğu derneğin gönüllüsü olarak çalışırken tanık olduklarını aktaran İncekol, filme dönüşen bu deneyimde insanların dayanışma ve oyun aracılığıyla nasıl iyileştiklerini anlattı.

İki yıl süren çalışmada, çocukların sesinin ve deneyimlerinin kayda geçirildiğini söyleyen Buğral, filmdeki kurgu süreçlerinin play-workerlar ve oyun çalışmalarıyla şekillendiğini belirtti. “Duygu check-list’i” hazırladıklarını ve farklı disiplinlerden sanatçıların, gönüllülerin katılımıyla akşamları çocukların oyunlarını anlama üzerine çalıştıklarını ifade etti. Bu süreçte çocukları duymanın ve anlamanın ön planda olduğuna vurgu yaptı.

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

19609 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar