Ergenlikte Madde Kullanımı: Erken Teşhis ve Aile Desteğinin Önemi
Ergenlik dönemi, gelişimin en kritik ve hassas aşamalarından biri olarak gençleri sosyal ve psikolojik olarak yoğun değişimlere sürüklüyor. Bu süreçte madde bağımlılığı riski artıyor ve özellikle çevresel etkenler bu riski güçlendiriyor. Uzmanlar, bu dönemde madde kullanımının beyin üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerini vurguluyor; bilişsel işlevlerde bozulmalara, psikoz benzeri durumlara ve hatta intihara kadar uzanan ciddi sonuçların oluşabileceğini belirtiyorlar.
Erken teşhis ve taramanın, ilerleyen bağımlılık sürecinin engellenmesinde kritik bir rol oynadığını ifade eden konuşmacılar, destekleyici ve yargılayıcı olmayan bir aile tutumunun gerekliliğine dikkat çekti. Yabancı ülkelerde ergenler arasında yasa dışı madde kullanımının yaygınlık gösterebileceği gerçeğinin altı çizilirken, alkol ile birlikte madde kullanımının risklerinin özellikle belirtildiği vurgulandı.
Testlerin amacı risk altındaki gençleri belirlemek için tarama yapmaktır. Doç. Dr. Ali Yurtsever, ergenlerin yıllık olarak genel bir değerlendirmeden geçirilmesi ve sadece toksikolojik testlerle sınırlı kalınmaması gerektiğini söyledi. CRAFFT tarama ölçeğinin temel amacının, gencin risk altında olup olmadığını anlamak olduğunu belirtti. Örneğin, bir gencin daha önce alkol veya madde kullanımı sonrası araç kullandı mı veya riskli çevresi olup olmadığı sorularla incelenir. Bu taramada iki veya daha fazla soruya “evet” yanıtı alınırsa, riskli madde kullanım bozukluğu açısından daha kapsamlı bir değerlendirme gerekir. Ancak bu aracın bir tanı aracı olmadığını, sadece yol gösterici olduğunu vurguladı.
Ailelerin rolü madde bağımlılığının önlenmesinde en büyük sorumluluğun ailelere düştüğünü belirten Prof. Dr. Serap Annette Akgür, iletişimin açık ve destekleyici bir zeminde kurulmasının kritik olduğunu ifade etti. Ailelerin çocukları üzerindeki gözlem ve dikkat seviyesini artırmaları gerektiğini, suçlayıcı dilin gençleri uzaklaştırabildiğini ve bu durumun tedaviyi zorlaştırabileceğini söyledi. Çocukla kurulacak güvene dayalı iletişimin, ergenlikte başlayan bağımlılığın ilerleyen yaşlarda da etkili olmasına karşı en etkili adım olduğunu vurguladı.
Konferansın sonunda Prof. Dr. Serap Annette Akgür, Doç. Dr. Ali Yurtsever’e teşekkürlerini iletti.