NOVO Şirketler Grubu ve Türkiye Konut Döngüsünün Yeni Dönemi: Erişilebilirlik ve Stratejik Lokasyonlar Öncülük Ediyor
Türkiye gayrimenkul sektörü, son yıllarda alışılmışın dışındaki bir dönüşüm sürecine tanıklık ediyor. Yüksek faiz ortamı ve artan inşaat maliyetleriyle birlikte konut talebinin niteliğinde de değişim gözlemleniyor; büyük metrekaresi ve yüksek bütçeli konutlar giderek yerini daha ulaşılabilir ve yatırım dönüştürülebilir projelere bırakıyor. Özellikle şehir merkezlerine yakın bölgelerde artan talep, 2+1 ve 1+1 gibi küçük ölçekli daireleri piyasanın merkezine taşıyor. Bu dönüşümün en net öngörücülerinden biri ise NOVO Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aytuğ Dikbaşer.
Dikbaşer’e göre mevcut tablo, yalnızca geçici bir hareket değildir; önümüzdeki üç yıl Türkiye için konut yılı olacak. Faizler düştükçe ertelenmiş talep hızla devreye girecek ve bu dönemde zafer kazanacaklar, maliyetleri doğru yönetip güven veren projeler geliştiren şirketler olacak. NOVO’nun stratejisi, piyasanın bugün gördüğü koşulları baz almak yerine geleceğin dinamiklerini öngörerek şekillendiriliyor; inşaat maliyetlerinin ülkeler arasında benzerlik gösterdiği gerçeğinden hareketle rekabet avantajını arsa maliyeti ve doğru ürün tipinde arıyor.
Bunun sonucunda, uzun zamandır atıl kalmış ve çoğunlukla villa bakışını çağrıştıran arsalar, daire üretimine uygun hale getiriliyor ve bu sayede konut maliyetleri düşüyor. Yatırımcılar ve ilk kez konut alanlar için erişilebilir fiyatlı projeler ortaya çıkıyor. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri, Çanakkale’nin Etili beldesinde hayat bulan NOVO Park 1 projesi. Tamamı Kaz Dağları manzaralı 1+1 dairelerden oluşan projede sıfır faizli vadeyle hızlı satış başarısı elde edildi. Bölgede sanayi yatırımları, ulaşım altyapısındaki iyileştirmeler ve doğayla iç içe konum, yatırımcı ilgisini artırdı.
Yalova ve Kocaeli’deki NOVO Park 2 ve NOVO Park 4 projelerinde yatay mimari ön plana çıkarken, deprem güvenliği ve düşük katlı yapı anlayışı ile İstanbul’a yakınlık, bölgede talebi belirleyen faktörler arasında yer alıyor. Şu anda üç aktif şantiyeyle devam eden NOVO’nun Çanakkale, Yalova ve Kocaeli projelerinin teslimleri Haziran 2026’da başlayacak. Ayrıca Karadağ’da ön talep toplanırken, gayrimenkul yatırımını oturum izni ve serbest dolaşım avantajıyla birleştiren yaklaşım, son dönemde artan ilgiye yanıt veriyor.
Montenegro’ya odaklanan yatırımcı profili değişmeden kalırken, geçmiş beş yılda yabancı yatırımcılar toplamda yaklaşık 1,5 milyar avro değerinde gayrimenkul satın aldı. 2021’de konut alımları 278 milyon avro iken, 2022’de %60 artışla 448 milyon avroya; 2023’te ise 463 milyon avroya yükseldi. 2025’in ilk çeyreğinde yabancı yatırımları bir önceki yılın aynı dönemine göre %21 artışla 113,5 milyon avroya çıktı. Özellikle Budva, Kotor ve Tivat kıyılarında sahil konutları ve kısa dönem kiralama yatırımları fiyatları yukarı taşıyor.
Bu tablo, Balkanlar’da AB uyumlu, euro bazlı ve esnek bir piyasa görüldüğünü gösteriyor: kur riski nispeten sınırlı, mülkiyet rejimi sade ve hukuki entegrasyon süreci AB’ye paralel ilerliyor. Montenegro’nun olası AB üyeliği için 2028–2030 bandı öngörülüyor; bu durum yaşam maliyetlerini ve gayrimenkul fiyatlarını bir üst lige taşıyabilir. Son dönemde Montenegro’da en aktif alıcılar arasında Türkiye, Sırbistan, ABD, Rusya ve Almanya vatandaşları öne çıkıyor.
Konut satışlarında kaydedilen rekorlar ve yatırımcı davranışlarındaki yenilenme sürecinde NOVO Şirketler Grubu, Dikbaşer’in öngördüğü konut döngüsüne erken pozisyon almış durumda. Erişilebilir fiyatlama, doğru lokasyon ve yatırım odaklı ürün yaklaşımıyla NOVO, yeni dönemin kazandıran yatırım araçları arasına girmeyi hedefliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı