Göstergelerde Yaşam Koşulları ve Yoksulluk: 2025 Türkiye Verileri Yeniden Yorumlanıyor
Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2025 sonuçları, önceki yıl olan 2024’ten referans alınarak toplumsal refahı farklı açılardan değerlendiriyor. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine dayalı hesaplarda, hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak medyan gelir temelli kırılımlar inceleniyor.

Görülen tabloya göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %50’si üzerinden belirlenen göreli yoksulluk sınırında, 2025 yılında yoksulluk oranı 0,6 puan düşüşle %13,0 olarak kaydedildi. Aynı yöntemin %60’lık medyana göre hesaplandığında ise yoksulluk oranı 0,6 puan azalarak %20,6 olarak belirlendi.
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine göre hesaplanan yoksulluk oranı (2016-2025) farklı sınırlar üzerinden farklı sonuçlar üretirken, düşük sınırlarda da azalış gözlemleniyor. Örneğin %40’lık sınır için yoksulluk %6,2, %70’lik sınır için ise %28,7 olarak kaydedildi.

Hanehalkı tipine göre değerlendirildiğinde, çekirdek aile bulunmayan çok kişiyle oluşan hanelerde yoksulluk oranı 6,9 puan azalarak %3,9’a geriledi. Tek kişilik hanelerde ise 1,1 puan düşüşle %5,4 oldu. Ayrıca en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanelerde %17,5, tek çekirdek aileden oluşanlarda ise %12,9 olarak görüldü.
En yüksek yoksulluk oranları bir okul bitirmemiş gruplarda ortaya çıktı. Yoksulluk oranı %23,8 olanlar, lise altı eğitimlilerde %13,0 ve lise ve dengi mezunlarında %7,5 olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise %2,5 ile en düşük seviyeye ulaştı.

Maddi ve sosyal yoksunluk oranı ise %11,9 olarak belirlendi. Bu hesapta, otomobil sahipliği, acil harcamaları karşılayabilme, konut ve kira giderlerini ödeme, gıda ve ısınma maliyetleriyle ilgili göstergeler değerlendirmeye alınıyor. Birey düzeyinde ise eskimiş giysileri yenileme, iki çift ayakkabıya sahip olma gibi kriterler diğer değişkenlerle birleştirilerek toplamda yoksunluk oranı hesaplanıyor.
Bir önceki yıla göre maddi ve sosyal yoksunlukta görülen %1,4lük azalma dikkat çekiyor. Ayrıca, sürekli yoksulluk oranı %13,6 olarak belirlendi; bu oranın bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında 0,1 puan gerilediğini görmekteyiz.

Yaş gruplarına göre yoksulluk riski son yıllarda çeşitlilik gösteriyor. Genel olarak 0-17 yaş grubunda %36,8, 18-64 yaş grubunda %25,1, 65 ve üstü yaşlarda ise %22,8’lik oranlar dikkat çekiyor. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların toplamı ise %27,9’a ulaştı; bu oran, 0-17 yaş grubunda %36,8, 18-64 yaş grubunda %25,1 olarak ayrıntılı biçimde ortaya konuyor.
Fertlerin dört yıl süren panel verileri üzerinden değerlendirdiğimizde, dört yıl boyunca hiç yoksulluk sınırının altında kalmayanların oranı yüksekken, dört yıl boyunca yoksullukta kalanlar da önemli bir pay oluşturuyor. Konut ve çevre sorunları arasında ise kendi konutuna sahip olmayanların oranı %57,1 olarak kayıtlara geçti; bu grupların kira ve konut maliyetleriyle ilgili yaşadığı baskılar hâlâ gündemdeki yerini koruyor.

Özet olarak, 2025 sonuçları, göreli ve madde bağımlı göstergelerin bir arada ele alınması gereken bir tablo sunuyor. Yoksulluk ve dışlanma riski altında olanlar için hem gelir düzeyi hem de maddi-sosyal durumlar birlikte değerlendirildiğinde farklı kırılımlar ortaya çıkıyor.





