Yüksek Hızlı Tartım Sistemi ile Ulaşımda Dijitalleşme ve Sürdürülebilir Güvenlik
Bu proje, ağır taşıtların durdurulmadan denetlenmesini sağlayarak yol güvenliğini ve trafik akışını güçlendirmeyi amaçlar. Ayrıca yol altyapısını koruyarak bakım maliyetlerini azaltır ve aşırı yüklerin erken tespitiyle yol verimliliğini artırır. Sensör tabanlı veri analitiği altyapısı ise adil ve şeffaf bir denetim çerçevesi oluşturarak akıllı ulaşım politikalarının temelini güçlendirir.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, Köprü üzerinde hayata geçireceği Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (HSWIM) ile ulaşımda dijitalleşmeyi ve güvenliği daha da ileri taşımayı hedefliyor. Bu sayede ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları, seyir halinde ölçülerek trafik akışını kesintiye uğratmaz. Proje sayesinde sürücüler için ani duruşlar ve kuyruklar minimize edilirken, yol üstyapısında meydana gelebilecek bozulmalar da erken tespit edilerek bakım maliyetleri düşürülür.
İmzalanan anlaşmayı değerlendiren Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Genel Müdürü Alper Akar şu mesajı paylaştı: “Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi ile ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları trafikte duraksamaya gerek kalmadan ölçülebilecek. Bu sistem, yol altyapısının korunmasına ve güvenli, sürdürülebilir ulaşımın desteklenmesine yönelik önemli bir adım.” Güçlü iş birlikleriyle yürütülen bu proje, fizibilite, kurulum, entegrasyon ve test süreçlerinin ardından sahada aktif olarak devreye alınacak.
Intetra CEO’su Muhammed Alyürük ise projeye dair duygularını şu sözlerle paylaştı: Türkiye’nin en önemli geçiş noktalarından biri olan YSS Köprüsü’nde, ICA ile birlikte çok değerli bir projeyi hayata geçirmekten gururluyuz. HSWIM, köprünün Avrupa–Asya ve Asya–Avrupa yönlerinde yüksek hızda ağırlık ölçümünü mümkün kılıyor; bu uygulama hem akıllı ulaşım sistemleri alanında ülkemizin elde ettiği başarıyı gösteriyor hem de geleceğin altyapı çözümlerine örnek teşkil ediyor. Ayrıca bu uygulama, yakıt tüketimi ve emisyon değerlerini azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlar ve akıllı veri altyapısının güçlenmesine katkıda bulunur. Bu proje, Türkiye’nin modern ve adil denetim politikalarının örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.