Miraç Kandili: İçsel Yükselişin ve Üç Ayların Ruhsal Yolculuğu
Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Niyazi Beki, Miraç Kandili üzerinden yapılmış olan değerlendirmede, bu gecenin yalnızca tarihsel bir mucizeyi ifade etmekten öte, insanın ruhsal yükselişini simgeleyen evrensel bir çağrı olduğunu vurguladı. Miraç, insanın iç dünyasında derin bir muhasebe ve manevi yükselişe kapı aralayan müstesna bir gecedir. Peygamber Efendimiz Muhammed’in (s.a.v) Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, ardından Sidretü’l-Münteha’ya doğru yükseldiği bu mukaddes gece, imanın, teslimiyetin ve kulluk bilincinin zirveye ulaştığı ilahi bir buluşma olarak kabul edilmektedir.
Miraç Kandili’nin, Regaip, Berat ve Kadir gecelerini de içeren mübarek üç aylar ikliminde özel bir yeri vardır. Prof. Dr. Beki, bu zaman diliminin Müslümanlar için arınma ve yenilenme fırsatı olduğuna işaret ederek, “Miraç, insanın iç dünyasında yükselişinin adıdır.” dedi. Hazreti Muhammed’in duasını hatırlatan dua da bu dönemde ön plana çıkar: “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bizler için mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır.”
Üç aylar, Allah’ın rahmet kapılarının tümüyle açıldığı bir uhrevi fuar olarak tanımlanabilir. Prof. Dr. Beki, bu dönemin karşılığına şöyle vurgu yaptı: “Üç aylar; rahmeti bol, Allah’ın uhrevi mallarını ucuza sattığı bir zaman dilimidir.” Bu dönemler, ahirete olan bilincin diri tutulması gereken özel zamanlardır; zira Cuma gününün icabet saatleri, arife günleri ve Kadir Gecesi gibi fırsatlar, adeta birer manevi pazar niteliği taşır. Böylece bu sürecin boşa harcanmaması gerektiğini belirten Beki, “Üç aylar, ahiret mevsimidir.” ifadesini kullandı.
Esas olan tövbe ile arınmaktır fikrini öne çıkaran Beki, üç aylarda yapılması gerekenlerin başında tövbe ve istiğfarın geldiğini belirtti. “Kötülükleri, günahları temizlemek ve güzel huylarla süslemek gerekir.” diyen ünlü Öğretim Üyesi, sadece fiili günahların değil, kalpteki vesveseler ve kötü düşünceler için de ciddi bir tövbe gerektiğini vurguladı.
Namaz, oruç ve Kur’an bu ayların ruhudur ifadesiyle sürece teğet geçen ibadetlerin önemine değinen Beki, Kur’an-ı Kerim’in okunması ve hatim veya mukabeleyle değerlendirilmesinin önemini hatırlattı. Teheccüd namazının bu aylarda özellikle kıymetli olduğuna işaret eden Beki, “Hazreti Peygamber için vacip olan teheccüd ümmeti için önemli bir sünnettir.” diyerek, haftanın birkaç gününü teheccüde ayırmanın bu dönemi belirginleştireceğini kaydetti.
Miraç, içsel yükseliş çağrısıdır diyerek Miraç’ın sadece Peygamber’e özgü bir mucize olmadığını belirten Beki, namazın bu bağlamda “müminin miracı” olduğuna dikkat çekti. Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın Miraç’taki merkezi konumuna vurgu yapan konuşmacı, İslam dünyasının bu mukaddes mekânlara gönülden sahip çıkması gerektiğini ifade etti. Miraç Kandili’nin bireysel arınma, toplumsal barış ve insanlığın hakikat ekseninde yeniden buluşması açısından ciddi bir çağrı olduğunu ve bu gecenin tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diledi.