Bakırköy Tiyatroları’nda Büyük Dönüşüm: 35 Yıllık Miras Yeni Kurumsal İnşa ile Buluşuyor
Bakırköy Belediyesi Tiyatroları (BBT), 2026 yılı itibarıyla sahne sanatlarında devrim niteliğinde bir değişimi başlatıyor. 35 yıllık birikimini koruyarak kurumsal yapısını modernize eden bu süreç, oyun üretiminden iletişim diline kadar tüm alanlarda yenilenmeyi hedefliyor. Yeni kimlik, geçmişin izlerini silmek yerine onları daha görünür ve dinamik bir şekilde geleceğe taşıyor.
Kurumsal kimlik konusundaki köklü dönüşüm, logodan afişlere, görsel dilden iletişim diline kadar her unsuru kapsıyor. Bu değişim, BBT’nin sanatsal duruşunu ve halkla olan bağı güçlendirecek yeni bir ifade diliyle şekilleniyor. Takipçiler için artık daha akıcı ve çağdaş bir iletişim söz konusu.
Repertuarın Mart 2026 planı kapsamında, ana yapıtlar ve özel projeler öne çıkıyor. Tarık Akan’ın aynı adlı kitabından uyarlanan ANNE KAFAMDA BİT VAR, dünya prömiyeriyle sahneye taşınıyor ve 35. yıl için özel bir odak oluşturuyor. Yapımın amacı, sanatçıların baskı altındaki duygularını ve direncini olanca canlılığıyla izleyiciye aktarmak. Yaratıcı ekip içinde Ragıp Savaş ve Savaş Barutçu’nun dönüşümlü oyunculuk performansları dikkat çekiyor. Yönetmenlik koltuğunda Turgay Kantürk oturuyor; uyarlama Gökhan Aktemur’a, dramaturg Irmak Bahçeci’ye emanet.
Aylar boyunca sahnelenecek eserler arasında AY TEDİRGİNLİĞİ, EŞEĞİN GÖLGESİ, ÇİRKİN, BABİL KULELERİ ve çocuk oyunlarıyla pedagojiye odaklanan SİHİRLİ OYUNCAK gibi yapıtlar bulunuyor. Her oyun için yaratıcı ekipler ve oyuncu kadroları titizlikle bir araya getirildi. Önemli olarak, bazı gösterimler mekân olarak Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi ile Ataköy Baruthane Sahnesi gibi mekânlar üzerinden planlandı ve özel programlar eşliğinde izleyiciyle buluşuyor.
Çocuk oyunları ve pedagogik yaklaşım kısmında, Sihirli Oyuncak ile paylaşmanın getirdiği gerçek mutluluğun altı çiziliyor. Bu bölümde, çocuklar için tasarlanan tiyatro deneyimi, paylaşımcı değerleri ve empatiyi önceleyen bir dil ile anlatılıyor. Tiyatronun Büyüsü ise kültürün ve dayanışmanın önemini vurgulayan bir çocuk oyunu olarak sahne alıyor.
Erkek / Kadın başlıkları ve sınıfsal tema ile Babil Kuleleri, toplumun mimari silüetinin ötesinde mekân üzerinden işleyen bir toplumsal muhasebe yapıyor. Gösterimler; İstanbul’un yankılarını, işçi sınıfının hikayelerini ve lüks ile yoksulluk arasındaki gerilimi sahneye taşıyor. Işık tasarımı ve görsel dil bu bağlamda dikkat çekici bir rol üstleniyor.
Ücretsiz servisler ve “Koltuk Senin” gibi sosyal politikalarla erişim olanakları da ön planda. 25 yaş altı gençler için özel bir kapı aralanıyor ve kapasite doğrultusunda ücretsiz katılım mümkün oluyor. Bu adımlar, sanatı topluma daha geniş bir kesime ulaştırmayı amaçlıyor.