Oruç ve Kalp Sağlığı: Uzman Görüşüyle Riskler ve Pratik Öneriler
Ramazan ayında oruç tutmayı düşünen birçok kişi, sağlık durumlarının buna uygun olup olmadığını doktorlarına danışmadan önce merak eder. Kardiyoloji uzmanları, özellikle kronik hastalıkları olanların hekim onayı olmadan harekete geçmemelerini vurguluyor. Diyabet, tansiyon ve kolesterol gibi ilaçların Ramazan boyunca da düzenli kullanılması gerektiğini söyleyen uzmanlar, kontrolsüzlüklerin kalp krizine zemin hazırlayabileceğini belirtiyor.
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, hangi kalp hastalarının oruç konusunda dikkatli olması gerektiğini açıklıyor. Yaz mevsimiyle karşılaştırıldığında kışın oruç tutmanın daha rahat görünebileceğini ancak kalp-damar hastalıkları olanların önce hekimleriyle bireysel bir değerlendirme yapmaları gerektiğini ifade ediyor. Oruç sırasında kardiyovasküler durumla ilgili kaygıları olan hastaların tedavilerini, hekimleriyle koordine ederek sürdürmeleri önemli.
Oruç tutması uygun görülen bazı hastalar için bile dikkat edilmesi gerekenler arasında tansiyonun kontrol altında olması, damar sertliği olanlarda bile belirti göstermeyen hafif kapak hastalıkları ve ritim bozukluklarının izlenmesi yer alıyor. Kalp hastalıklarında sık karşılaşılan psikolojik etkilerin de oruçla iyileşebileceğini söyleyen Karabulut, “Kalp hızı ve tansiyon üzerinde düşüşler görülebilir; bu da göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi belirtilerin azalmasına yol açabilir. Ayrıca diyabet ve kolesterol kontrolünün de kolaylaşması beklenir.” diyor.
Ancak bazı durumlarda oruç tutmanın sakıncalı olabileceğini vurguluyor: ciddi kalp yetersizliği, tedavi edilmemiş damar darlığı, ileri kapak hastalıkları gibi durumlarda, ilaç saatleri iftar ve sahura göre ayarlanamıyorsa ya da kalp ameliyatı ya da balon cerrahisi üzerinden en az 3 ay geçmiş değilse, doktordan onay alınmadan oruç tavsiye edilmiyor.
Oruç tutabilecek durumda olanlar için hedeflenen yaklaşım şu şekilde özetlenebilir: tansiyonu kontrol altında olanlar, belirti vermeyen damar sertliği olanlar ve hafif kapak/ritim bozukluğu olanlar ile hafif düzeydeki kalp yetersizliği, diyabetin ılımlı seyrettiği durumlarda hekim kontrolüyle risk inceleniyorsa oruç güvenle sürdürülebilir. Ancak özellikle iftar sofralarında kurallara dikkat etmek şart.
Oruç tutacak kalp hastaları için 10 temel öneri Kardiyoloji uzmanı Karabulut, aşırı miktarda yemek yemenin Kalp krizi riskini artırabileceğini belirtirken şu önerileri sıralıyor:
- İftarda hızlı ve yoğun yemek yerine yavaş yavaş tüketim; mideye aniden yüklenmek tansiyonu yükseltebilir ve çarpıntı riskini artırabilir.
- İlaçlar için doktorla belirlenen saatlere uyulmalı; özellikle diyabet, tansiyon ve kolesterol ilaçlarının düzenli kullanılması hayati önem taşıyor.
- İftarı önce suyla açmak, sigarayı bırakma yönünde bir adım olarak değerlendirilmeli.
- Pide tüketimini küçültüp tam buğday ekmeği tercih etmek kalp sağlığı için faydalıdır.
- Kızartma ve ağır yağlı yiyeceklerden kaçınıp salata ve ana yemeğe yönelin; şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar denemek daha iyi olabilir, aşırıya kaçmamak kaydıyla.
- Ramazan boyunca tuz kullanımını sınırlayın; yüksek tuz tansiyonu ve kalp riskini artırabilir.
- Şerbetli içecekler yerine su tüketimini ön planda tutun; iftar ve sahur arası en az 1,5 litre su hedeflenmeli.
- Sahura düzenli kalkılmalı; atlanan sahur tansiyon dalgalanmalarına ve kalp krizi riskine yol açabilir. Sahurda ceviz/badem/fındık gibi kuruyemişler damar sağlığını destekler; çay ve kahve yerine su tercih edin.
- Uyku düzeni bozulmamalı; sahurla bölünen uyku akşamki dinlenmeyi etkileyebilir. Gündüz uyumak gerekiyorsa kısa süreli tutmak daha faydalıdır.
- İftar sonrası kısa da olsa yürüyüş, kalbin üzerindeki yükü hafifletir.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı BYZHA