INCB Başkanı Sevil Atasoy: Uyuşturucu Kontrol Sistemi Halk Sağlığını Korumaya Yönelik Kritik Görevini Sürdürüyor
Birleşmiş Milletler Viyana Uluslararası Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB) Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, 2025 Yıllık Raporu’nun ana mesajlarını paylaştı. Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Adli Bilimler Bölüm Başkanı ve Enstitü Müdürü olarak Türkiye’yi temsil eden Atasoy, raporun uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin halk sağlığını korumadaki kritik rolünü vurguladığını ifade etti.
Sentetik opioidlerin hızla yayıldığına dikkat çekildi Rapor, kontrollü maddelerin hem tıbbi ve bilimsel amaçlarla erişiminin güvence altına alınması gerektiğini hem de bu maddelerin yasa dışı kanallara kaydırılmasının engellenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Atasoy, “Uygun fiyatlı opioid analjeziklere erişimin artırılması, özellikle düşük ve orta gelirli ülkeler için hayati öneme sahip.” sözleriyle tıbbi erişimin korunması ve kötüye kullanımın önlenmesinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası iş birliğinin önemi INCB’nin, hükümetler arası bilgi paylaşımı ve iş birliğinin güçlendirilmesi için sunduğu araçların pratikte somut sonuçlar doğurduğunu belirten Atasoy, özel sektörle daha yakın çalışmanın, kimya endüstrisi, çevrimiçi platformlar ve lojistik hizmetlerinin yasa dışı faaliyetlere yönlendirilmesini önlemede kilit rol oynadığını dile getirdi. Kurulun, tüm ülkeleri uluslararası uyuşturucu kontrol sözleşmeleri çerçevesinde hareket etmeye ve sağlık odaklı ortak sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdığı ifade edildi.
Geçmiş 60 yılda elde edilen deneyimler Atasoy, raporda hükümetler ile uluslararası kuruluşlara sunulan önerilere değinerek, Prekürsörler Raporu ile kimyasalların yasa dışı uyuşturucu üretimine yönlendirilmesini engellemeye yönelik adımların özetlendiğini söyledi. Uluslararası iş birliğinin, dünya genelinde halk sağlığı ve refahını korumada etkinliğini sürdürdüğünü belirtti. Son 60 yılda kaçakçılık ve kötüye kullanım ile mücadele edilirken temel ilaçlara erişimin korunmasının da sözleşmeler sayesinde mümkün olduğu ifade edildi.
Zorluklarla başa çıkmak için kararlılık Şu günlerde sentetik uyuşturucuların yaygınlaşması ve devletler arasında görüş farklılıklarının yarattığı zorlukların altını çizen Atasoy, INCB’nin bu engelleri aşmak için ülkeler arası iş birliğini güçlendirme kararlılığında olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca kimyasal maddelerin sevkiyatında gerçek zamanlı veri paylaşımını sağlayan sistemlerin ticaretin sürekliliğini güvence altına aldığını ve yasa dışı üretimi azaltmaya yardımcı olduğunu kaydetti. Hükümetlerin sözleşmelere bağlı kalması ve tıbbi kullanım için erişimin güvence altına alınması için çağrı yapan Atasoy, ayrıca uluslararası iş birliği ve bilgi paylaşımını artırmanın gerekli olduğunun altını çizdi. Dünya genelinde opioid analjeziklere erişimdeki eşitsizliklerin önemli bir sorun olduğuna işaret eden Atasoy, psikotrop maddelere erişimde benzer zorlukların sürdüğünü belirtti. Bu durumları aşmak için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini ifade etti. Ayrıca uluslararası seyahat eden hastaların kontrollü ilaçlarla ilgili karmaşık düzenlemelerle karşılaştığına dikkat çekti.
Afrika’da artan uyuşturucu kaçakçılığı ve küresel eğilimler Prof. Dr. Atasoy, Afrika’da uyuşturucu kaçakçılığının arttığını, Avrupa’da ise sentetik uyuşturucu üretiminin yaygınlaştığını söyledi. Güney Asya’daki opioid tüketiminin önde gelmesi gibi küresel eğilimleri not eden Atasoy, hükümetlerin tıbbi amaçlı kontrollü maddelere erişimi güçlendirmek ve uluslararası iş birliğini artırmak gerektiğini belirtti. 2025 yılında INCB’nin 190’dan fazla ülkeyle iş birliği içinde çalıştığını vurgulayan Atasoy, 3 ton fentanil prekürsörü yönlendirme engelinin başarılmış olduğunu söyledi. INCB Learning programının kapasite geliştirmeyi, GRIDS programının ise uluslararası iş birliğini desteklediğini sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı