Alanya Ultra Trail: Akdeniz kıyılarından Toroslar’a uzanan çok katmanlı macera
Alanya’nın büyüleyici kıyılarından başlayıp Toros Dağları’nın serin tepelerine uzanan Alanya Ultra Trail, katılımcılarına hem doğal güzellikleri hem de zengin tarihî mirası bir arada sunuyor. 27-28 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek bu özel yarış, Kleopatra Plajı’ndan başlayıp antik rotalardan geçmişe uzanan yolculukları kapsıyor ve farklı parkurlar arasından seçim yapma şansı tanıyor.
Beş farklı parkur, tek bir efsane adlı ana tema doğrultusunda 68K, 42K, 27K, 18K ve 5K seçenekleriyle koşucular, Akdeniz’in kıyı şeridinden çam ormanlarına, zirvelerden antik patikalara dek uzanan dinamik bir rota üzerinde mücadele ediyor. Her seviyeden sporcunun katılımına uygun olan bu parkurlar, deniz seviyesi ile 1.515 metre arasındaki yükseklik farklılıklarını aşarken çeşitlenen iklim ve manzaralar eşliğinde sürükleyici bir deneyim sunuyor.
Kleopatra Plajı’ndan tarihe uzanan başlangıç Noktasının kendine özgü kumları ve masmavi denizi yarışa başlangıç vitesi kazandırıyor; yolculuk ise kısa sürede Alanya’nın zengin tarihî dokusuna doğru ilerliyor. Tarihin içinden geçen rotalar kapsamında sporcular, Alanya Kalesi’nin surlarından geçerek 13. yüzyılın mimari mirasını yakından deneyimleme fırsatı buluyor. Tophane, Kızılkule, Tersane ve Bedesten gibi noktalar parkurların en etkileyici kilometre taşlarını oluşturuyor.
Dağ manzaraları ve tarımsal zenginlikler Parkurlar yükseldikçe Akdeniz’in sıcaklığı çam ormanlarının ferahlığına, ardından serin yaylalara ve panoramik dağ manzaralarına karışıyor. Bu yolculukta, Toros Dağları’nın doğal güzellikleri ile Akdeniz’in büyüleyici manzaraları bir araya geliyor. Yörük göç yolları ve Roma dönemi izlerini taşıyan antik kervan yolları, kadim rotalar arasında yer alıyor ve geçmiş ile günümüzü birleştiriyor.
Mahmutseydi Köyü: Tarih ve geleneklerin buluştuğu nokta Toroslar’ın eteklerinde yer alan bu köy, Selçuklu geçmişinin dokusunu günümüze taşıyarak parkurun özel bir durak noktası oluyor. Ayrıca Alanya’nın tarımsal zenginliği, yarış deneyimine lezzet katıyor: muz ve avokado gibi ürünlerin yanı sıra mango, ejder meyvesi, narenciye ve zeytin, bölgenin üretim gücünü gözler önüne seriyor. Parkurlar boyunca katılımcılar tablo gibi çeşitlenen tarımsal alanlar arasından geçerken Alanya’nın gastronomy mirasını da yakından tadıyorlar.
Gastronomiyle bütünleşen deneyim bölge mutfağından pek çok lezzet, yarış sonrası veya parkurlar arasında katılımcılara sunuluyor. Gülüklü çorba, tahinli piyaz, şebit, laba dolması, tarator ve öksüz helvası gibi yöresel tatlar, Akdeniz ve Yörük mutfağının otantik tatlarını keşfetmeye olanak sağlıyor.
Bu eşsiz deneyim, doğa, tarih, kültür ve gastronomiyi aynı anda yaşatıyor. 15 Mart 2026’ya kadar kayıtlar devam ediyor; Alanya Ultra Trail 2026’da siz de bu çok yönlü maceranın bir parçası olun.