İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tarım Master Planı çalışmalarını sürdürürken kooperatifleri merkeze alan, toprağı ve suyu koruyan bir üretim modelini öne çıkarıyor. Bu yol haritası, gıda güvenliğini güçlendirmek ve kırsal ekonomiyi dirençli kılmak amacıyla, genç nüfusun kentlere göçünü azaltmayı hedefliyor. Plan, Tarımsal Hizmetler Dairesi ile Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı iş birliğiyle sahaya inerek 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifinin görüşlerini toplamaya odaklandı. Kooperatif temsilcileriyle ilk temaslar, Başkan Cemil Tugay ile kuruldu; ardından saha ziyaretleriyle üreticilerin talepleri belirlenip uygulanmaya konuldu. Kooperatifler, kırsal kalkınmanın dinamik merkezi olarak konumlandırılıyor, ve böylece planın her adımı kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Prof. Dr. Yusuf Kurucu, yol haritasını şu sözlerle özetledi: İzmir’in kırsal hizmetler ve tarım politikalarında kooperatifler ana aktörler olacak; bütçe ve mevzuat elverdiği sürece onların ihtiyaçlarına yanıt verilecek. Girişimlerin odak noktası: Yoğun güven ve sürdürülebilirlik Kooperatifler arası iletişimin güçlendirilmesiyle, kuraklık ve suya erişim konuları öncelik taşırken iklim değişikliğine uyum da planın merkezi unsurları arasında yer alıyor. Damla sulamadan başlayıp toprak üstü damlama tekniklerine geçiş, gübre kullanımını optimize etme ve organik maddeyi artırmaya yönelik hedefler, daha az gübreyle üretim yapmayı hedefliyor. Gençlerin kırsalda kalmasını sağlamak ise planın ikinci önemli eksenini oluşturuyor; sosyal refahı yükselten istihdam olanakları ve kooperatifçilikte gençlerin varlığı, göçün azaltılmasına yönelik kritik adımlar olarak görülüyor. Genç kuşak için uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler ön planda, çünkü tarımsal teknolojinin yaygınlaşmasıyla gençlerin yerinde kalarak üretime katılması bekleniyor. Bununla birlikte, “Toprağın Genç Aklı” gibi projeler olumlu karşılık buluyor ve çalışmalar bu yönde hızlandırılıyor. İzmir’in gıda güvenliği ve dirençli üretimi hedefi, pandeminin, susuzluğun ve gıda krizlerinin çıkış yolunu kendi kendine yeterli, güvenli ve ulaşılabilir bir gıda ağı kurmak olarak görüyor. Kooperatifler, üretimleri denetleyerek gıda sağlığını güvence altına alırken, bireysel denetim yerine ortaklık temelli kontrol mekanizmalarının önemini vurguluyorlar. “Amacımız çok kooperatif değil, ortaklığı güçlü, dirençli kooperatifler” ifadesiyle eğitim ve mevzuat çalışmaları, kooperatif yapılarının güvenilir ve sürdürülebilir bir zeminde güçlenmesini hedefliyor. Dünya Kooperatifçilik Yılı’nın mesajı da bu yönde: kooperatifler, gıda ve su yönetiminde yerelde dirençli bir yapı kurmanın anahtarı. Bu doğrultuda, izmir için planlanan yol haritası, yerinde üretim ve doğal kaynakları koruma odaklı bir yaklaşımı benimsiyor. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı.
İzmir için Tarım Master Planı: Kooperatif Odaklı Kırsal Kalkınma ve Genç Nüfusun Desteklenmesi













Leave a Reply