Kolorektal kanserleri geçmişte daha çok ileri yaşla ilişkilendirilirdi; ancak günümüzde genç yetişkinlerde de görülme sıklığı artış göstermektedir. Araştırmalar, bağırsak mikroplarının ürettiği kolibaktin adlı toksinin DNA hasarı izleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor ve bu durum erken tanı ile tedavi yaklaşımlarını daha da önemli kılıyor. Memorial Göztepe Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay, erken tanının önemine vurgu yapıyor ve endoskopik tedavi seçeneklerinden biri olan ESD hakkında bilgi paylaşıyor.
Gençlerde makattan kanama çoğunlukla hemoroid gibi basit sorunlarla ilişkilendirilse de, bu anlayış riski küçümsememeli. Dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler, kolorektal kanserin alarm işaretleri olabilir. 45 yaş sonrası kolorektal kanser taramaları güçlendirilmesi gereken bir adım olarak öne çıkıyor ve aile öyküsü olanlarda tarama yaşının daha erken planlanması gerekebilir. Bu süreçte sadece kanseri erken yakalamak değil, riskli polipleri saptayarak kanserin gelişmesini önlemek de amaçlanır.
Erken dönemde tedavi edilirse cerrahi müdahale ihtiyacı azalabilir Kolorektal kanser veya riskli lezyonlar erken evrede tespit edildiğinde, klasik cerrahiye başvurmak zorunda kalmadan yeni nesil endoskopik teknikler kullanılabilir. Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD), kanserleşme riski taşıyan dokuyu kesintisiz olarak ve yalnızca hastalıklı alanı hedef alarak çıkarmayı sağlar. Bu işlemda ağızdan veya anal yoldan girilen ince bir endoskop kullanılır; karın bölgesinde kesi açılmaz ve sağlıklı dokular korunur. Doku tek parça halinde milimetrik hassiyetle ayrılır ve elde edilir.
Hasta konforu ve organ koruyucu yaklaşım ön planda ESD sonrası iyileşme çoğu hasta için konforlu geçer; çoğu kişinin aynı gün veya kısa bir yatış süresiyle taburcu olduğu görülür. Gün içinde normale dönme veya işe dönüş süresi, geleneksel cerrahiye göre genellikle daha kısadır. Özellikle kalın bağırsak ve rektum bölgelerindeki lezyonlarda organı koruyan tedavi seçenekleri yaşam kalitesini olumlu etkiler. Ancak ESD her hastaya uygun değildir; başarı, uygun hasta seçimine, lezyonun erken evrede saptanmasına ve tedaviyi uygulayan ekibin deneyimine bağlıdır. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı













Leave a Reply