Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi’nin kurucu rektörü ve NPİSTANBUL Hastanesi yönetim kurulu başkanı olarak ağız diş sağlığı ile ruh sağlığı arasındaki bağa odaklandı. Stres, estetik algısı ve diş hekimi korkusu gibi etkenlerin günümüz tedavi yaklaşımlarında nasıl ele alındığını değerlendirdi. Ağızdaki enflamasyonun depresyonla ilişkilendirilmesi, sistemik enflamasyonu tetikleyen bir mekanizmanın işaretçisi olarak öne çıktı. Tarhan, depresyon yaşayan bireylerin günlük bakım rutinlerini sürdürmede güçlük yaşadığını, diş fırçalama gibi basit fiillerin bile zorlaşabildiğini belirtti. Aynı zamanda ağız sağlığının bozulmasının ruh sağlığını da etkilediğini vurguladı: Kronik diş ağrıları ve ağız kokusu sosyal ilişkileri zedelerken, estetik bozukluklar özgüveni düşürebilir. Çocuklarda ise diş sorunları akran zorbalığına yol açarak erken yaşta özgüven kaybına neden olabilir. Biyolojik açıdan ağızdaki iltihap, CRP düzeylerini yükselterek depresyonun biyolojik kökenlerinden olan sistemik inflamasyonu tetikleyebilir.
Mükemmeliyetçilikle başa çıkmanın önemi üzerine konuşan Tarhan, dijital çağda görünümün değer ölçütü haline geldiğini ve bu durumun gençlerde estetik takıntılarına yol açabildiğini belirtti. Yüzdeki küçük bir kusurun bile eve kapanmaya ve depresyona yol açabildiğini ifade eden Tarhan, “Güzellik tek başına değer göstermez; sevimlilik, mizaç ve samimiyetle birleştiğinde anlam kazanır. Diş estetiği güven duygusunu destekler; fakat bu değer kutsallaştırılmamalıdır.” dedi.
Tedavi iş birliğinin başarısındaki pay büyük önem taşıyor. Tarhan, modern tedavi yaklaşımında hastayla hekim arasında kurulan güvenin altını çizerek, terapötik ittifakın başarının yaklaşık %40’ını oluşturduğunu söyledi. Diş hekimi koltuğunun uzun süredir korku ve ağrıyla ilişkilendirildiğini hatırlatan Tarhan, güvenli ve açıklayıcı iletişimin hastanın iyileşme sürecine katkı sağladığını belirtti. Öğrencilere önce iyi insan, sonra iyi hekim olmayı öğretmenin gerekliliğini vurguladı.
Diş tedavisi korkusunun aşılmasında teknolojinin rolü büyüyor. VR teknolojisi, monofobiye sahip hastalarda duyarsızlaştırmayı adım adım sağlarken, çocuklarda veya otizm gibi özel durumlarda genel anestezi ile travma riskini azaltmak mümkün olabiliyor. Hipnoz teknikleri de ağrı eşiğini yönetmede etkili bir seçenek olarak öne çıktı.
Diş sıkma, kronik stresten kaynaklanan bir mekanizmanın sonucu olarak görülebilir. Tarhan, stresin beyin kaynaklı hormon salınımını tetikleyerek çeşitli vücut bölgelerine yansıdığını belirtti. Bu durum diş aşınması ve diş eti enfeksiyonlarına yol açabilir; dolayısıyla yalnızca ağıza uyumlu aparatlar yeterli değildir. Altta yatan gizli stresin ya da depresyonun da psikiyatrik olarak ele alınması gereklidir.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)













Leave a Reply