Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) güncel diri fay çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Aykan, yapılan araştırmalar sonucunda Türkiye’de bilinen diri fay sayısının 485’ten 700’e yükseldiğini belirterek, bu durumun deprem tehlikesinin daha doğru şekilde ortaya konulmasına katkı sağladığını söyledi.
MTA’nın 2013 yılında yayımladığı Türkiye Diri Fay Haritası’nda 485 olarak yer alan diri fay sayısının, geçen süreçte gerçekleştirilen saha çalışmaları ve meydana gelen depremlerden elde edilen veriler sayesinde 700’e ulaştığını ifade eden Aykan, keşfedilen fayların yeni oluşmadığını vurguladı.
Aykan, “Bu faylar yeni meydana gelmedi. Yapılan bilimsel çalışmalar ve depremler sonrasında elde edilen veriler sayesinde tespit edildi. Örneğin Kuzey Anadolu Fayı yaklaşık 12 milyon yıldır var olmasına rağmen, 1939 Erzincan Depremi’nin ardından yapılan araştırmalar sonucunda 1948 yılında tanımlanabildi. Bugün keşfedilen faylar da on binlerce, hatta milyonlarca yıldır varlığını sürdürüyor” dedi.
Yeni belirlenen fayların Türkiye’nin deprem tehlikesinin tahmin edilenden daha yüksek olabileceğini gösterdiğini ifade eden Aykan, bunun deprem riskinin aniden arttığı anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Fayların özelliklerinin henüz tam olarak bilinmediğini belirten Aykan, “Yeni tanımlanan fayların yerleşim alanları üzerindeki etkilerinin ve risk düzeylerinin ortaya konulması büyük önem taşıyor. Bu çalışmalar, afet risk yönetimi açısından son derece değerli. Bilinmeyen bir fayın büyük bir deprem üretmesi durumunda gerekli önlemler alınmamışsa ciddi can ve mal kayıpları yaşanabilir. Ancak günümüzde fayları daha iyi tanıyor, gelişen teknoloji ve mevcut yönetmelikler sayesinde gerekli tedbirleri alma imkanına sahip oluyoruz” diye konuştu.
Deprem üretebilecek fayların belirlenmesi ve bu faylar üzerinde yürütülecek jeolojik, paleosismolojik ve benzeri bilimsel çalışmaların afet risklerinin azaltılmasında stratejik öneme sahip olduğunu kaydeden Aykan, MTA’nın yürüttüğü çalışmaları takdirle karşıladığını belirtti.
Aykan, “Ülkemizin en önemli bilim kurumlarından biri olan MTA’nın afet risklerinin azaltılmasına katkı sağlayan bu çalışmalarını son derece kıymetli buluyor ve emeği geçenleri tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.















Leave a Reply