Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, aşırı sıcakların beyin fonksiyonları, bilişsel performans, ruh hali ve nörolojik sağlık üzerindeki etkilerini ve korunma yöntemlerini paylaşırken, beyin için hassas ve enerji tüketimi yüksek bir organ olduğuna vurgu yapıyor. Yüksek sıcaklıklar vücudun ısısını dengelemeye çalıştığında cilt damarları genişler, terleme artar ve dolaşım yeniden düzenlenir; bu süreçte sıvı ve elektrolit kaybı olduğunda beyne giden kan ve oksijen miktarı da etkilenebilir. Böyle durumlarda dikkat, karar verme ve yürütücü işlevler gibi üst düzey bilişsel süreçlerde geçici bozulmalar görülebilir ve sinir hücreleri arasındaki iletişimin dengesi de sarsılabilir. Bu nedenle insanlar kendilerini daha yorgun, dalgın ve zihinsel olarak daha yavaş hissedebilirler. Sıcak hava karar verme süreçlerini yavaşlatabilir diye ekleyen uzman, uzun süreli sıcak maruziyetin dikkat, konsantrasyon ve çalışma belleği ile problem çözme performansında azalma gösterdiğini vurguluyor. Beyin, sıcaklık yönetimiyle birlikte bilişsel görevleri sürdürmeye çalıştığından kaynaklar iki farklı göreve bölünmüş gibi düşünülüyor ve bu da hataların artmasına yol açabiliyor. Yaşlı bireyler, çocuklar ve kronik hastalığı olanlar gibi bazı gruplar bu etkilerden daha çok etkileniyor. Susuzluk beyin fonksiyonlarını doğrudan etkiliyor sözleriyle dehidrasyonun, sinir hücrelerinin elektriksel iletişimini bozduğunu ifade eden Alp, sinirlilik, unutkanlık ve baş ağrısı gibi belirtilerin ortaya çıkabildiğini belirtiyor. Beynin yaklaşık %75’inin sudan oluştuğunu hatırlatan uzman, sıvı-elektrolit dengesinin korunmasının hayati olduğuna dikkat çekiyor. Sıcak çarpması kalıcı nörolojik hasara yol açabilir uyarısı ise acil müdahalenin önemini vurguluyor; yüksek vücut ısısı, beyindeki koruyucu mekanizmaları zayıflatırken kan-beyin bariyerinin bozulması, metabolik stres ve inflamatuvar yanıt gibi süreçlerle bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, yönelim kaybı ve nöbetler görülebilir. Bu durumda uygun tedavi gecikirse kalıcı zararlar meydana gelebilir. Sıcak havalarda sinirliliğin arkasında biyolojik ve psikolojik etkenler birleşir ve bu durum çoğunlukla tek başına sınıflandırılamaz; her iki mekanizmanın da katkısı bulunabilir. Uyku kalitesinin düşmesi, stres toleransının azalması ve serotonin-dopamin gibi nörotransmitter sistemlerinin etkilenmesi bu tabloyu daha da karmaşıklaştırabilir.
Basit önlemler, sıcak havalarda bilişsel performansın korunmasına katkı sağlar diyerek, uzman günlük yaşamda alınabilecek önlemleri şöyle özetliyor: gün boyunca düzenli sıvı tüketimi, öğle saatlerinde doğrudan güneş altında kalmaktan kaçınma, yeterli havalandırmalı kapalı ortamlar, düzenli ve kaliteli uyku ve yoğun fiziksel aktivitelerin daha serin saatlere kaydırılması. Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olanlar için ekstra dikkat gerekiyor. Terlemeyle kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin dengeli biçimde yerine konması kritik. Beyin fonksiyonlarının sağlıklı sürdürülmesi için temel unsur, vücudun sıvı ve sıcaklık dengesinin korunmasıdır. Bu basit önlemler, sıcak havalarda bilişsel performansı korumaya ve nörolojik riskleri azaltmaya önemli katkı sağlar.












Leave a Reply