SÜT-D’den Gıda İsrafına Karşı Çağrı: Temiz Tabaklardan Temiz Şehirlere
Dünya genelinde her gün 1 milyardan fazla öğün çöpe giderken, milyonlarca insan açlıkla mücadele ediyor. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), bu çelişkiye dikkat çekerek gıda israfının biyoçeşitlilik kaybı, çevre kirliliği ve iklim değişikliği üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yaptı. Dernek, daha dirençli ve sürdürülebilir şehirler inşa edebilmek adına, “Temiz tabakla sofradan kalkarak temiz şehirlere ilerleyelim, atık lokmamız arkamızdan ağlamasın” çağrısında bulundu.
Dünya Temizlik Günü ve Küresel Hareket
20 Eylül Dünya Temizlik Günü, bu yıl “Temiz Tabaklardan Temiz Şehirlere” temasıyla gıda israfını önlemeye ve döngüsel ekonomiyi güçlendirmeye odaklandı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, milyonlarca insanın atık krizine karşı küresel çapta bir araya geldiğini belirtti.
Dünya Temizlik Günü’nün tarihçesine değinen Prof. Dr. Karaosmanoğlu, Let’s Do It Vakfı (LDIF) tarafından başlatılan hareketin, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Aralık 2023’te resmileştirildiğini hatırlattı. SÜT-D olarak 2020 yılından bu yana dijital temizlik gibi alanlarda sivil toplum desteği sunduklarını belirten Karaosmanoğlu, 2026 yılındaki kutlamaların Çin’in Shaoxing şehrinde BM-Habitat ile iş birliği içinde gerçekleştirileceğini ifade etti. Bu etkinliklerde; sorumlu üretim ve tüketim, atık azaltımı, yerel gıda yönetimi ve dirençli şehirler için ortaklıkların geliştirilmesi ön planda olacak.
Gıda İsrafı Gezegenimiz İçin Büyük Bir Tehdit
Gıda atıklarının yol açtığı sorunların küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 8 ile 10’una neden olduğunu belirten Prof. Dr. Karaosmanoğlu, mevcut durumu “üçlü gezegen krizi” olarak tanımladı. BM verilerine göre, 1,1 milyardan fazla insanın gayriresmi yerleşim bölgelerinde zor şartlar altında yaşadığına dikkat çeken Karaosmanoğlu, “Her lokmamızda enerji, su, doğamızın kaynakları, emek ve akçe saklı. Her atık lokmamızda da bu saklı gezegenimizin ve kesemizin sermayesi ulusal servetimiz” değerlendirmesinde bulundu.
“Sorumluluk Yurttaşta”
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gündeminde “Sıfır Atık” başlığının önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Prof. Dr. Karaosmanoğlu, Türkiye’nin bu süreçteki rolüne dair şunları söyledi:
“Antalya’nın yeşilinde, mavisinde doğamızı ve kültürümüzü de tanıtırken atık lokmalar arkamızdan ağlamayacak. Tabağımız, mutfağımız için sorumluluk yurttaşta.”
Toplumsal bir alışkanlık değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Prof. Dr. Karaosmanoğlu, “Yemezsen arkandan ağlar” sözüyle büyüyen nesillerin, artık kendi tabaklarına ve çocuklarının tabaklarına daha az porsiyonlar koyarak atık çıkışını kaynağında önlemesi gerektiğini ifade etti. Sözlerini yineleyen Karaosmanoğlu, herkesi “Haydi temiz tabakla sofradan kalkarak temiz şehirlere ilerleyelim, atık lokmamız arkamızdan ağlamasın” diyerek harekete geçmeye çağırdı.