3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Türkiye’de Engellilere Yönelik Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Türkiye’de Engellilere Yönelik Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri

İstinye Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. S. Ufuk Yurdalan, Dünya Engelliler Günü kapsamında engelli bireylerin Türkiye’de karşılaştığı temel sorunları ve çözüm önerilerini paylaşmıştır. Türkiye’nin 87 milyon 774 bin 194 kişilik nüfusu içinde en az bir engeli olan bireylerin oranı TÜİK verilerine göre yüzde 6,9’dur ve Ulusal Engelli Veri Sistemi’ne kayıtlı engelli sayısı yaklaşık 4,5 milyon olarak gösterilmektedir. Bireyler her gün erişilebilirlik, eğitim, istihdam ve toplumsal katılım gibi alanlarda çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadır.

Erişilebilirlik hâlâ en belirgin bariyeri oluşturmaktadır. Fiziksel erişimde rampalar, asansörler, uygun yaya yolları, engelsiz tuvaletler ve engelli park yerleri gibi altyapı yetersizlikleri ön planda yer alırken, dijital alanda web siteleri, mobil uygulamalar ve hizmet platformlarının engellilere uygun tasarlanmaması da sorunlar arasındadır. Engellilerin eğitim ve istihdam fırsatlarına erişimi de sınırlı olabilir; iş bulmada karşılaşılan ayrımcılık ve önyargılar bu alanları daha da zorlaştırmaktadır. Erişimin her alanı bir hak ve insan onuru meselesi olarak ele alınmalı.

Görme ve duyma engellileri için özel zorluklar, eğitim, istihdam ve sosyal hayata katılımda ek güçlükler doğuruyor. Görme engelliler için ekran okuyucular, yapay zekâ uygulamaları ve sesli yönlendirme sistemleri bağımsızlığı artırırken, bankacılık hizmetlerinde hâlâ bazı uygulamaların “şahit istenmesi” yoluyla yürütülmesi mevzuat ve teknolojiyle aşılması gereken bir konudur. Duyma engellileri ise iletişim temelli engeller nedeniyle eğitimde eşitsizlik ve iş yerinde endişelerle karşı karşıya kalabiliyor; toplumsal etkinliklere katılım da iletişim zorlukları nedeniyle sınırlı kalabiliyor.

“Engelli bireylerin güçlenmesi için sosyal projeler şart” diyen Yurdalan, toplumda kendilerini daha güçlü hissedebilmeleri için geniş kapsamlı eğitim ve istihdam odaklı projeler öneriyor. Mesleki eğitim atölyeleriyle bilgisayar, el sanatları ve teknik beceriler kazandırılmalı; CV hazırlama ve mülakat eğitimleri gibi istihdam destekleri sağlanmalı. Sanat, kültür ve gönüllülük çalışmalarıyla toplumsal katılım artırılmalı ve sağlık, eğitim ile sosyal hizmetlere erişimi kolaylaştırıcı toplumsal hizmet projeleri stratejinin odak noktası olmalı.

Şehirlerdeki en kritik sorunlar: Ulaşım ve altyapı konusunda ise yaya yolları, rampalar, asansörler ve toplu taşıma durakları yeniden tasarlanmalı; engelli öncelikli ve güvenli ulaşım çözümleri hayata geçirilmeli. Kamu kurumlarında hızlı randevu ve engellilere özel işlem saatleri oluşturulmalı; yeni tasarımlarda engelli dostu teknolojiler zorunlu hale getirilmelidir. Trafik ışıkları ve yaya geçişleri engelli ihtiyaçlarına göre ayarlanmalı ve sürekli ihtiyaç analizleriyle engelli transferleri ve resmi işlemlerin kolaylaştırılmasına yönelik bilimsel projeler desteklenmelidir.

Yenilikçi teknolojiler bağımsız yaşamı güçlendiriyor ve yapay zekâ destekli uygulamaların hızla yaygınlaştığı bir dönemde, Be My Eyes, Microsoft Seeing AI, Ava, Apollon Gözlük, WeWALK akıllı baston, EyeSense ve Otsimo gibi çözümler önemli rol oynuyor. Teknoloji, engelli bireylerin seslerini duyurma ve bağımsızlıklarını artırma konusunda kritik bir eşitlik aracı olarak kabul ediliyor; kamu-özel sektör iş birlikleri bu alanda etkili sonuçlar ortaya çıkarabilir.

“Yasal teşvik var, insani sorumluluk daha büyük” diyen Yurdalan, engelli çalışan istihdam eden işverenlere sunulan prim teşviklerinin yanında şu önerileri paylaşıyor: Engellilere fırsat verme kültürü bir şirketin toplumsal sorumluluk bilincinin göstergesidir. Çalışma ortamları engellilerin ihtiyaçlarına uygun biçimde düzenlenmeli; esnek veya verim odaklı modeller ve saat bazlı iş paketleri yaygınlaştırılmalı. Yetkinliklerine uygun alanlarda istihdam sağlanmalı, ulusal- uluslararası fonlar iyi uygulama örnekleriyle paylaşılmalı ve çocuğu olan engelli çalışanlara eğitim desteği sunulmalı.

“Engelsiz bir Türkiye mümkün” diyen Prof. Dr. S. Ufuk Yurdalan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün sadece farkındalık günü olmaktan çıkıp somut adımların atıldığı bir yol haritasına dönüşmesi gerektiğini belirtiyor. Toplumsal yaşamın tüm alanlarında engelleri kaldırmanın, bütüncül politikalar ve irade gerektirdiğini vurgulayarak sözlerini şu şekilde tamamlıyor: Fiziksel, dijital ve sosyal engelleri birlikte aşarak tüm bireylerin eşit, özgür ve katılımcı bir yaşam sürebileceği bir Türkiye için çalışmalara hız verilmelidir. Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğretim üyemiz Dr. Mirsad Alkan’ın yürütücülüğünde tamamlanan TÜBİTAK 4008 projesi kapsamında 23 Ekim 2025’te Vadi Kampüsü’nde düzenlenen Paralimpik Sporcu Festivali önemli bir örnek olarak gösterilmiştir. Bu etkinlik, TÜBİTAK projesinin devamı yönünde karar oluşturmuştur.

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA).

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

19530 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar