90’lardan Beri Halı’dayız: Halı Atölyesi’nin Gündelik Çizgileri ve Dayanışmalı Pedagoji

90’lardan Beri Halı’dayız: Halı Atölyesi’nin Gündelik Çizgileri ve Dayanışmalı Pedagoji

Garanti BBVA’nın kurduğu Salt’ın sergisi, Halı Atölyesi’nin edindiği pedagojik yaklaşımı ve güncel sanatla dokuma geleneğini bir araya getiriyor. MSGSÜ Resim Bölümü’ne bağlı olarak hareket eden atölye, gündelik hayatın meseleleriyle kurduğu ilişkiyi araştırırken, ortak üretimin ve kolektif hayalin potansiyelini öne çıkarıyor. Bu çalışma, atölyenin kuruluşundan bugüne uzanan fiziki ve kavramsal bağları izleyerek, geçmişten bugüne birlikte çalışan sanatçıların arşivlerinden ve tanıklıklardan oluşan bir kolaj sunuyor.

1990’larda Türkiye’de sanat üretiminin siyaset ve toplumsal hareketlerle kurduğu bağlar akademide hâlâ karşılık bulamırken, Halı Atölyesi kendini açık bir öğrenme alanı olarak konumlandırdı. “Bir halıyı da dokuyabilirsiniz, bir fikri de” yaklaşımıyla geleneksel halı dokuma pratiğini performans ve günlük yaşamla kaynaştıran bu çaba, öğrencileri ile misafirleri aynı masa etrafında buluşturarak cinsiyetçi hiyerarşileri kırmayı hedefledi. Özellikle Özdemir Altan ile Zekai Ormancı’nın öncülüğünde 1976-1977 yıllarında kurulan bu atölye, zamanla rahat atölye etiketini taşısa da üretimini derinleştirdi.

1992 yılında Gülçin Aksoy’un atölyeye kattığı dinamizm, öğrencilerin ve yol arkadaşlarının katkılarıyla günbegün büyüdü ve halı dokuma ile düşünce üretimini bir araya getirdi. Aksoy’un öğrettiği yöntemler, sadece derslerle sınırlı kalmayıp koridorlardan İstanbul’un güncel sanat sahnesine yayıldı. 2000’lerde Halı Atölyesi, bağımsız inisiyatifler, feminist çevreler ve disiplinlerarası ortaklıklar sayesinde çeşitlendi ve güçlendi; atölye, Garip Bir Pandik gibi performanslarla, zanaat ile fikir arasındaki sınırları zorladı.

“Bir halıyı da dokuyabilirsiniz, bir fikri de” sözünü pratiğe dönüştüren Halı Atölyesi, artık sadece müfredat içinde değil, açık programlarla geniş katılımlı bir mekan olarak çalışıyor. Bu yaklaşım, sanat akademisinin içsel dinamikleri ile toplumun gündemine dokunmayı başardı ve atölyeyi, sokağı dışlamayan nadir modellerden biri haline getirdi. 90’lardan beri süregelen bu kolektif üretim ruhu, şu anda Salt Beyoğlu merkezinde görülebilir ve 1 Mart 2026’ya dek ziyarete açık olacak.

Sergiye eşlik eden programlar, Şiva Canbazoğlu gibi isimlerin performanslarıyla başlayacak ve a tangible blue adlı eserle geniş bir perspektif sunulacaktır. Detaylı bilgi için saltonline.org adresi ziyaret edilebilir. Programa ilişkin bilgi ve katkılar ise Spot Projects, Türk Tuborg A.Ş., Asya International Movers, Bankerhan Hotel, Eureko Sigorta ve Jotun Boya gibi paydaşlar tarafından desteklenmektedir.

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

20330 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir