Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Vuslatında Huzur ve Bütünleşme
Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî, ömrünü ilahi aşkı yaşamak için adamış; ölümünü ise ayrılık değil, “düğün gecesi” olarak nitelendirerek ebedî kavuşmanın simgesi hâline gelmiştir. Vuslat yıl dönümünü kutlayan Şeb-i Arûs, ayrılığın değil buluşmanın, muhabbetin ve manevi derinliğin kapılarını aralayan bir gece olarak karşımıza çıkıyor.
Mevlâna’nın düşünceleri yalnızca yaşadığı döneme değil, tüm çağlara hitap eden evrensel bir rehber olarak nitelendiriliyor. “Gel ne olursan ol yine gel” çağrısı, asırlar boyunca insanlığı birlik, sevgi ve hoşgörü temelinde buluşturmaya yönelik etkili bir mesaj olarak kabul edilmektedir. Bu davet, farklılıkları aşarak ortak bir zeminde birleşmeyi ve insanlığın evrensel değerlerini benimsemeyi teşvik eder.
Bu yıl, dünyanın dört bir yanından gelen misafirleri Mevlâna’nın şehrinde ağırlayacağımız anma töreniyle bu çağrıya kulak veriyoruz. Vuslat törenlerinin teması “Huzur Vakti” olarak belirlenmiş olup, savaşların ve acıların hâkim olduğu bu dönemde insanlığın ve İslam dünyasının ruhunu onaracak en önemli ihtiyaç olarak huzuru öne çıkarıyoruz. Hz. Mevlâna’nın ifadesiyle “muhabbetle acılar bal olur, dertler şifa bulur.” Bu ilke doğrultusunda bizi yeniden huzura, dinginliğe ve birbirimizi anlamaya çağıran Rûmî; 7-17 Aralık tarihleri arasında Mevlâna Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek anma programlarından başlayarak çeşitli kültürel etkinliklerle anılacak ve onun evrensel mesajları tüm dünyaya ulaştırılacaktır.
Sevgi, kardeşlik ve hoşgörü simgesi olan Hazreti Mevlâna’yı, bu yılki 752. Vuslat yıl dönümünde rahmet ve dualarla anıyoruz.