Sonbaharda bağışıklığı güçlendirmenin bilimsel yolları

Sonbaharda bağışıklığı güçlendirmenin bilimsel yolları

Sonbahar enfeksiyonlarına karşı bağışıklık nasıl güçlendirilir?

Sonbaharın gelmesiyle birlikte enfeksiyon hastalıkları bu yıl her zamankinden erken görülmeye başladı. Bu dönemde bağışıklık sistemini güçlü tutmak her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı, fonksiyonel tıp alanında çalışmalar yürüten Prof. Dr. Cihadiye Elif Öztürk, konuya ilişkin açıklamalarında şu ifadeleri kullandı: “Sonbahar ve kış aylarında bağışıklık sistemini güçlü tutmak, tek bir mucizevi besine ya da takviyeye değil, bilimsel olarak kanıtlanmış bütünsel yaşam tarzı değişikliklerine dayanır. Vitamin ve mineral takviyelerini gelişigüzel kullanmak fayda yerine uzun dönemde çok ciddi zararlara yol açabilir. Bu nedenle tetkikler yapılıp eksikler tespit edilmeden ve doktor önermeden gelişigüzel takviyeler kullanılmamalıdır.”

Prof. Dr. Öztürk, sonbaharda bağışıklığı güçlendirmeye yönelik, bilimsel temellere dayanan 7 temel öneriyi sıraladı ve bazı önemli uyarılarda bulundu.

Probiyotik ve prebiyotik besinleri tüketin

Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmalar, bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde ve savunma mekanizmalarının desteklenmesinde kritik bir rol oynuyor. Bağışıklık hücrelerinin yaklaşık yüzde 70’inin bağırsaklarda bulunduğu belirtiliyor. Klinik çalışmalar, düzenli probiyotik ve prebiyotik tüketiminin yararlı bakterileri besleyerek doğal bir koruma kalkanı oluşturduğunu ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının süresini ile şiddetini azalttığını gösteriyor. Bu nedenle ev yapımı yoğurt, kefir, turşu, şıra, soğan, sarımsak, pırasa, muz, lahanagiller ve pancar gibi besinlerin tüketimini ihmal etmemek gerekiyor. Ancak herhangi bir risk grubunda olanların bu besinleri tüketmeden önce mutlaka doktoruna danışması gerekiyor.

Vitamin ve mineral eksikliklerinizi kontrol ettirin

D vitamini, C vitamini, çinko, demir ve B grubu vitaminler bağışıklık sistemi açısından büyük önem taşıyor. Ancak bu vitamin ve minerallerin herkese aynı şekilde takviye edilmesi gerekmiyor. Özellikle D vitamini başta olmak üzere ihtiyaç duyulan vitamin ve minerallerin düzeylerinin hekim değerlendirmesiyle belirlenmesi, eksiklik saptanması halinde ise uygun destek planlanması gerekiyor. Yumurta, balık, baklagiller, kuruyemişler ve çeşitli sebze-meyvelerden oluşan dengeli bir beslenme düzeni de vücudun ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı oluyor.

Uykunuzu düzene sokun

Yetersiz ve kalitesiz uyku, vücutta iltihabı artıran kortizol hormonunun yükselmesine yol açıyor. Ayrıca enfeksiyonlarla mücadelede rol oynayan sitokin proteinlerinin üretimini baskılayarak bağışıklık sisteminin işleyişini olumsuz etkileyebiliyor. Bilimsel çalışmalar, her gün 7-9 saat kesintisiz ve kaliteli uyku uyumanın önemini ortaya koyuyor. Özellikle melatonin hormonunun salgılandığı 23:00-04:00 saatleri arasında uykuda olmanın kritik bir öneme sahip olduğu belirtiliyor.

Hareketsiz kalmayın

Düzenli fiziksel aktivite, genel sağlığın yanı sıra bağışıklık sisteminin desteklenmesine de katkı sağlıyor. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapılması öneriliyor. Örneğin haftanın beş günü 30 dakika tempolu yürümek, sağlıklı yaşamın önemli parçalarından biri olarak gösteriliyor. Egzersizin kişinin yaşına, sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine uygun olması gerekiyor. Amaç vücudu aşırı zorlamak değil, düzenli hareketi günlük yaşamın bir parçası haline getirmek.

Susamayı beklemeden su için

Kuruyan burun ve boğaz mukozası, virüslerin hücrelere tutunmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle soğuk havalarda susama hissi azalsa bile mukoza zarlarının nemli kalması için yeterli suya ihtiyaç duyuluyor. Günlük sıvı ihtiyacı yaşa, fiziksel aktiviteye, sağlık durumuna ve hava koşullarına göre değiştiğinden herkes için geçerli tek bir miktar bulunmuyor. Yine de susamayı beklemeden gün boyunca yeterli su tüketmeye özen gösterilmesi gerekiyor.

Güneş ışığından yararlanın

Güneş ışığı, ilkbahar ve yaz aylarında vücudun D vitamini üretiminde rol oynuyor. Ancak D vitamini üretiminde görev alan UV-B ışınları sonbahar ve kış aylarında ülkemizin bulunduğu enleme ulaşamıyor. Bu nedenle güneşlenmek, bu dönemde D vitamini üretimini sağlamıyor. Buna karşın kış aylarında güneş ışığı, sirkadiyen ritim ve bağışıklık açısından önemli bir hormon olan melatoninin sentezlenmesinde rol oynuyor. Güneşten güvenli biçimde yararlanmak, dengeli beslenmek ve D vitamini düzeylerini değerlendirmek önem taşıyor. D vitamini takviyelerinin ise gelişigüzel ve yüksek dozlarda kullanılmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği hatırlatılıyor. Takviyelerin mutlaka doktor kontrolünde ve kişiye uygun dozlarda alınması gerekiyor.

Aşılarınızı yaptırın, hijyene dikkat edin

Prof. Dr. Öztürk, sonbahar ve kış aylarında hızla yayılan enfeksiyonlardan korunmak için, risk grupları başta olmak üzere mevsimsel grip aşılarının zamanında yapılmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor. Ayrıca kalabalık yerlerde maske takılması, hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması ve ellerin en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkanması gibi hijyen önlemlerinin enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olduğunu belirtiyor.

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

20444 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir