Soğuk havada kalp sağlığını korumanın 9 yolu
Sonbaharın gelmesiyle birlikte soğuk hava, solunum yolu enfeksiyonları ve hava kirliliği ile birlikte yanlış yaşam alışkanlıkları da kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.
Uzmanın uyarısı
Acıbadem Fulya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, soğuk havalarda vücut ısısını korumak için damarların daralmasının kan basıncını yükseltebileceğini ve kalbin iş yükünü artırabileceğini belirtiyor. Cebeci, enfeksiyonlar, hareketsizlik ve değişen beslenme alışkanlıklarının da kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ifade ediyor.
“Özellikle koroner arter hastalığı, hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan kişilerin sonbahar ve kış aylarında daha dikkatli olmaları gerekir” diyen Cebeci, kişisel risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının ve mevsim koşullarına uygun önlemler alınmasının kalp ve damar sağlığı için çok önemli olduğunu vurguluyor.
Sonbaharda kalp sağlığını korumanın 9 yolu
Cebeci, sonbaharda kalp sağlığını korumak için alınması gereken 9 önlemi anlattı.
Ağır egzersizden kaçının
Düzenli egzersiz kalp sağlığının vazgeçilmez bir parçası. Ancak özellikle sabah saatlerinde soğuk havada yapılan yoğun fiziksel aktiviteler kalbin üzerindeki yükü artırabiliyor. Soğuğun damarları daraltması ile yoğun eforun kalp hızını, kan basıncını ve oksijen ihtiyacını yükseltmesi bir araya geldiğinde risk ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle sabahları ağır egzersizden kaçınmak, ısınma hareketlerini ihmal etmemek ve hava koşullarına uygun giyinmek gerekiyor.
Gribi hafife almayın
Sonbahar ve kış aylarında yaygınlaşan solunum yolu enfeksiyonları, özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde kalp krizi dahil ciddi sorunlara yol açabiliyor. El hijyenine dikkat etmek, ortamları uygun şekilde havalandırmak, hasta kişilerle teması azaltmak ve hekimin önerdiği aşıları yaptırmak kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyor.
Hava soğuk diye eve kapanmayın
Hava sıcaklığının düşmesiyle açık havada geçirilen sürenin azalması günlük hareketliliği de düşürebiliyor. Oysa fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmak kilo artışı ve metabolik risklerin kötüleşmesi gibi sonuçlara yol açabiliyor. Kalbi korumak için hava koşullarına uygun giyinmek, düzenli yürüyüş yapmak ve egzersiz seçeneklerini hekimle birlikte belirlemek gerekiyor.
Yemeklere tuz eklemeyin
Özellikle kalp yetersizliği bulunan kişilerde fazla sodyum alımı vücutta sıvı birikmesine, kan basıncının kontrolünün zorlaşmasına ve vücut ağırlığında artışa neden olabiliyor. Fazla tuz tüketimi hipertansiyon riskini de yükseltiyor. Yemeklerin tadına bakmadan tuz ekleme alışkanlığından vazgeçmek ve sofrada tuzluk bulundurmamak önemli. Kalp yetersizliği bulunanların tuz ve sıvı tüketimini ise hekimlerinin önerilerine göre düzenlemeleri gerekiyor.
Beslenme düzenine dikkat edin
Soğuk havalarda sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve balık gibi besinlere ağırlık verilmeli. Aşırı kalorili, kızartılmış ve işlenmiş gıdalar sınırlandırılmalı; hazır soslar, turşular ve salamura ürünler gibi tuz oranı yüksek besinlerin tüketimi azaltılmalı. Kalp yetersizliği olanların beslenme ve sıvı tüketimiyle ilgili mutlaka hekimlerine danışması gerekiyor.
Tansiyon, kolesterol ve kan şekerinizi kontrol ettirin
Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol, kalp ve damar hastalıkları riskini artıran önemli etkenler. Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin düzenli olarak kontrol ettirilmesi, hekim kontrollerinin aksatılmaması ve reçete edilen tedavilerin önerildiği şekilde uygulanması gerekiyor. Hipertansiyon hastalarının ilaç dozlarını hekimlerine danışmadan değiştirmemeleri veya ilaçlarını kesmemeleri önemli.
Kalp hastalığınız varsa belirtilerdeki değişimi önemseyin
Cebeci, kalp yetersizliği bulunan kişilerin vücut ağırlıklarını, bacaklarındaki şişliği, nefes darlığını ve egzersiz kapasitelerini takip etmesi gerektiğini belirtiyor. “Yeni gelişen nefes darlığı, dinlenme sırasında solunum güçlüğü veya kısa sürede belirgin kilo artışı gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Yeni başlayan ya da devam eden göğüs ağrısı, göğüste baskı veya sıkışma, şiddetli nefes darlığı, soğuk terlemeyle birlikte göğüs rahatsızlığı, bayılma ya da ciddi çarpıntıyla birlikte baş dönmesi gibi belirtiler kesinlikle göz ardı edilmemeli” diyor.
Kirli havalarda maske takın
Sonbahar ve kış aylarındaki hava kirliliği damar işlevleri ile kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Bu nedenle yalnızca hava sıcaklığına değil, hava kalitesine de dikkat etmek gerekiyor. Hava kirliliğinin yüksek olduğu günlerde açık havada geçirilen süre ve yoğun dış ortam egzersizi azaltılabilir, gerektiğinde uygun koruyucu maske kullanılabilir.
Tütün ürünlerinden, pasif içicilikten, e-sigaradan ve alkolden uzak durun
Cebeci, sigara ve diğer tütün ürünlerinin damar yapısına zarar vererek kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığını belirtiyor. Pasif içiciliğin de kalp sağlığını olumsuz etkilediğini vurguluyor. E-sigaraların da kalp ve damar sağlığı açısından zararsız olmadığını ifade eden Cebeci, tütün ürünleri ve e-sigaralardan uzak durulması ve sigara dumanına maruz kalınmaması gerektiğini söylüyor. Alkol tüketiminin kan basıncını yükseltebileceğini ve kalp ritim bozukluklarının riskini artırabileceğini belirten Cebeci, “Kalp sağlığını korumak için alkol kullanmamak en güvenli tercihtir” diyor.