Ailenin Dirençli Yapısı: İyiliğin Psikolojik ve Biyolojik Temelleri Üzerine Prof. Dr. Nevzat Tarhan Söyleşisi

Ailenin Dirençli Yapısı: İyiliğin Psikolojik ve Biyolojik Temelleri Üzerine Prof. Dr. Nevzat Tarhan Söyleşisi

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dünya İyilik Günü vesilesiyle modern çağın medeniyet krizi karşısında ailenin rolünü ve iyilik kavramının bilimsel temellerini merkeze aldı. Aile yapısının zayıflama işaretleri, çocuk ruh sağlığı sorunlarındaki artış ve evlilik karşıtı akımlar gibi meseleler, günümüzün derinleşen kriziyle ilişkilendirildi.

Tarhan, hızlı yaşamın ve modern değerlerin, aileyle ilintili eski normları hızla aşındırdığını ifade etti. Aile kırıntıları arasında kalan bireyler, dış etkenlerden korunmak için kendi yuvalarını güçlendirmeye çalışıyor; ancak popüler kültür ve rol modellerinin etkisi, çocuklardan gençlere uzanan geniş bir etki ağını tetikledi. Bu süreç; uyuşturucu kullanımı, şiddet olayları, boşanmalar ve intiharlar gibi sorunların artışına yol açtı.

İyilik kavramı yeniden tanımlanmalı diye vurgulayan Tarhan, materyalizm ve konfor arayışının toplumsal ahlaka zarar verebileceğini belirtti. Empati yoksunluğu ve narsisizm gibi eğilimlerin yaygınlaşmasına karşı, iyiliğin bilimsel olarak güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

İyiliğin biyolojik temeli üzerinde duran Tarhan, iyiliğin yalnızca manevi bir erdem olmadığını, insan doğasında var olan biyolojik bir potansiyel olduğunu kaydetti. İyilik yapmanın, yardım alanla sınırlı kalmayıp, yardım edenin ruh halini de olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Psikolojideki geri dönüş ilkesi gereği, yapılan iyiliğin kişiye ve topluma olumlu geri dönüşler sağladığını vurguladı.

Kötülüğün Entropi ile ilişkisi bağlamında konuşan Tarhan, beynin ön bölgelerinin (frontal korteks) dikkat, planlama ve empati gibi işlevlerde merkezi rol oynadığını söyledi. Bu bağlamda duygusal zeka (EQ), evlilik ve yaşam başarılarında mantıksal zekâdan (IQ) daha belirleyici olabiliyor. EQ’lu bireyler, duygularını ve başkalarının duygularını okuyabilen, uzlaşmayı başaran ve iyimser kişiler olarak öne çıkıyor.

Çocukluk dönemi ve iyiliğin tohumları 0-6 yaş arasındaki dönemde atılan temellerin, bireyin ileriki yaşamında iyilik veya kötülük yönelimini belirlediğini belirtti Tarhan. Ailenin bu dönemde tutarlı, kararlı ve sevgi dolu tutumlar sergilemesi, sağlıklı kişilik gelişimini destekliyor.

Çocuklara iyilik alışkanlığı aşılanmalı diye ekleyen Tarhan, empati ve adalet temelli iletişimin aile içinde vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Sorumluluk alma, öz eleştiri ve gerçekçi beklentiler gibi değerlerin, çocukların vicdan gelişimine ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunduğunu söyledi. Ayrıca modern dünyanın baskıları karşısında iyiliğin pasiflikten ziyade aktif bir süreç olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

Tarhan, ailenin günümüzün meydan okumaları karşısında yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Ailede iyilik, sürekli bir yatırım ve dinamik bir denge gerektirir; bu sayede bireylerin mutluluğu korunur ve sağlıklı, umut dolu bir gelecek için temel oluşturur” dedi.

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

19373 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar