Anadolu Mayası Zirvesinde Türk Değerleri ve Kültürel Kalkınma Vizyonu
Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda gerçekleştirilen Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, bu yıl Anadolu Mayası temasıyla tarih ve gelecek arasındaki bağı güçlendiren önemli bir oturuma sahne oldu. Programın ağırlığını, televizyon sunucusu ve yazar Pelin Çift ile tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun söyleşisi oluşturdu; iki isim de Türk milletinin geçmişten bugüne taşıdığı değerler ile savunma sanayisinde kaydedilen dönüşümü katılımcılarla paylaştı.
KIZIL ELMA ÜLKÜSÜNE TUTUNMAK BİZE GÜÇ VERİR— Moderatörlüğünü Pelin Çift’in üstlendiği konuşmada, Kızıl Elma kavramı sadece tarihi bir sembol olarak kalmamalı; geleceğe yön veren bir ülkü olarak da yaşatılmalı mesajı öne çıktı. Çift, bu düşünceyle “Kızıl Elma, Türk’ün ulaşmak istediği hedefi temsil eder ve bu ülküye sarılmak bizi güçlendirir” sözleriyle vurgu yaptı.
AFYONCU: UFKA BAKANLAR KAZANIR değerlendirmesinde, Osmanlı’nın yükselişini sağlayan en önemli unsurlardan birinin ufuk olduğunu belirtti. Orhan Gazi’den günümüze değin, vizyon sahibi bir yaklaşımın milletin zorlukları aşmasında belirleyici olduğunu söyledi. İlerleyen bölümlerde ise toplumsal umutsuzluğun genç kuşaklarda da etkisini gösterdiğini belirten Afyoncu, 1980 sonrası krizlere rağmen ülkenin yeniden toparlandığını ve gençlerin 15 Temmuz’da hızlı harekete geçtiğini vurguladı.
“FATİH’İN TOPLARIYLA BAŞLAYAN GÜÇ, KIZIL ELMA İLE YENİDEN SAHADA” başlığı altında savunma sanayisindeki gelişime değinen Afyoncu, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmek için kullandığı toplara atıfta bulunarak, günümüzde Türkiye’nin kendi silahını üretme ve ordusunu güçlendirme çabasını simgeleyen bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. TB2 ve AKINCI gibi başarıların ardından bu yıl Kızıl Elma insansız hava aracının da geliştirildiğini dile getirdi ve savaş tarihinde köklü bir değişim başlatıldığını kaydetti.
“TÜRKLER TARİHİN KIRILMALARINDAN GÜÇLÜ ÇIKTI” söyleminde Afyoncu, Mevlana, Hacı Bektaş ve Yunus Emre gibi değerlerin Moğol istilası döneminde bile bu topraklardan çıkışını hatırlatarak, karanlık dönemlerden aydınlık bir medeniyet inşa etmenin mümkün olduğunu ifade etti. Osmanlı’nın egemen olduğu coğrafyalarda adaletli yönetimin vurgulandığı konuşmada Kudüs ve Filistin’in uzun süreli yönetiminin ardından geride huzurun kaldığına işaret edildi. Yoğun katılımın gözlendiği oturum, dinleyicilerin yüksek katılımıyla sona erdi ve programa ilişkin günün anısına plaket sunuldu.