Antalya Film Festivali’nin Son Yarışma Filmleri Seyirciyle Buluştu: Parçalı Yıllar’dan Keçi 501’e Uzun Bir Gündem

Antalya Film Festivali’nin Son Yarışma Filmleri Seyirciyle Buluştu: Parçalı Yıllar’dan Keçi 501’e Uzun Bir Gündem

Akdeniz’in en prestijli sinema etkinliklerinden Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin son yarışma günlerinde gösterimler, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos ve Perge salonlarında izleyicilerle buluştu. Gösterimler sonrası ekipler, izleyicilerin sorularını yanıtladı ve festivalin dinamizmi bir kez daha sahneye yansıdı.

Parçalı Yıllar, Hasan Tolga Pulat’ın yönetmenliğinde Ulusal Yarışma’da günün ilk gösterimi olarak öne çıktı. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından Pulat, görüntü yönetmeni Serdar Ünlütürk ve oyuncular Yetkin Dikinciler ile Levent Özdilek söyleşiye katıldı. Film, Türkiye’nin siyasal belirsizlikleri ve askeri müdahale sonrası sinemanın bir dönemini betimleyerek, ekranda beliren “araya parça giren” erotik filmler döneminin izleriyle dikkat çekti. Pulat, bu dönemi kendi bakış açısıyla ele alırken karakterin kendi doğrularını hayat gerçeğiyle buluşturma çabası etrafında şekillendiğini ifade etti: “2005’ten beri erotik film dönemiyle ilgili bir şey yapmayı düşündüm, ancak ne yapacağıma dair net bir yol bulamamıştım. Hikâye zamanla, bir karakterin doğrularıyla hayatın gerçekleri arasındaki sıkışmasına evrildi.”

Oyuncu Yetkin Dikinciler ise filmin temasını sosyolojik bir çerçeveye taşıyarak, tarihsel dönemin öyküye nasıl yansıdığını şu sözlerle özetledi: “İnsanlar hep bir şeyleri aşmak zorunda; idealleriyle, yaşam gerçekleri arasındaki mücadele bu dönemi tanımlıyor.” Levent Özdilek ise kendi deneyimlerinden hareketle, 1975-1980 yıllarını ve 12 Eylül dönemini kurguya taşıyan bu filmin kendisi için bir belge niteliğinde olduğunu vurguladı.

En Güzel Cenaze Şarkıları ile günün diğer Ulusal Yarışma odak noktası olarak öne çıktı. Yönetmen Ziya Demirel ve oyuncular Esra Dermancıoğlu, Halil Babür, Gözde Mutluer, Hidayet Tili, Nalan Kuruçim, Çağdaş Ekin Şişman, Ayça Damgacı ve Özer Keçeci’nin katılımıyla gerçekleştirilen söyleşide, farklı öykülerin bir araya geldiği bu filmin içerik akışının nasıl kurulduğu konuşuldu. Demirel, kimlik dolandırıcılığı ve bir bakışla başlayan hikâyenin ilerledikçe nasıl birleştiğini şu sözlerle özetledi: “Bir yanda haberlerden beslenen içerikler ve uzaktan görülen birinin hisleri, diğer yanda birbirine bağlanan kısa öyküler… Altı cümleyle yazılan bölümler üzerine doğaçlama sahneler ekledik; seyirci, hangi karakterin kim olduğunu anlamaya çalışırken filme odaklanıyor.” Dermancıoğlu ise, Ziya Demirel’in sahne yönlendirme yaklaşımını, doğaçlamaları bir konfor olarak gördüğünü ve bunun oyunculuk üzerinde sağladığı avantajları vurguladı.

Ayça Damgacı için bu yapım, yeni bir dünyaya ve orta sınıfın alışkanlıklarına ince bir eleştiri getirerek sahnelenmesi açısından büyük bir değer taşıdı. Damgacı, “Bu filmde olmak, yeni bir dünya ve kültürü hafifçe eleştirmek için mükemmel bir alan açtı” şeklinde görüş belirtti.

Uluslararası Yarışma kapsamında gösterilen The Currents, Lina karakterinin içsel dönüşümünü özgün bir sinema diliyle anlatan yapım olarak kendini gösterdi. Başroldeki Isabel Aime Gonzalez Sola, Milagros Mumenthaler ile çalışmanın vurgusunu, yönetmenin vizyonunun ayrıntılara olan özeniyle açıkladı ve karakterin içsel yolculuğunu dışa vurmanın zorluklarına değindi. Sola, “Lina’nın yolculuğu içten gelen bir süreç; dışa vurumun zorluğunu da beraberinde taşıyor” diye konuştu.

Belgesel yarışmasının son halkasında yer alan “Keçi 501”, Doğu Karadeniz yaylalarında 501. keçi olarak nitelendirilen Cengiz Taşçı’nın yaşamına odaklanıyor. Yönetmen Evrim Çervatoğlu ve görüntü yönetmeni Reşat Okan Candem, gösterim sonrası izleyicilerle yaptıkları sohbetlerde belgeselin oluşum sürecini paylaştılar. Taşçı ile yapılan sohbetler üzerinden gelişen çekimin, kısa yaşanmışlıklar ve coğrafya bağlamında nasıl şekillendiğini aktaran ekip, günün dikkat çekici noktalarından biri oldu. Candem, hayvanların hareketlerini izlemek için oluşturduğu çalışma sürecini dile getirirken, kar yağışıyla birlikte değişen koşullara nasıl uyum sağladıklarını da anlattı. Ayrıca Ulusal Belgesel Yarışması kapsamındaki “Tanıştığıma Memnun Oldum” filminin yürütücü yapımcısı Ahmet Seyrekbasan da meslektaşlarını yücelterek yüksek beğeniyle sözlerini iletti.

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

19360 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar