Atatürk Sanat Merkezi’nde Fındıkkıran Rüyası: Ankara Devlet Opera ve Balesiyle Büyüleyen Bir Gece
Çankaya Belediyesi Atatürk Sanat Merkezi’nde Fındıkkıran Balesi sahne aldı; Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin orkestra ve dansçıları, Çaykovski’nin büyülü müziği eşliğinde izleyenlere masalsı bir deneyim sundu. Salonda bulunan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, performansın ardından düşüncelerini paylaştı ve sanatın bu tür birleşimlerle nasıl can bulduğunu vurguladı.
Güner: “Böyle görkemli yapılar içi boş kalırsa beton yığınlarına dönüşür. Ankara Devlet Opera ve Balesi’ne, orkestramıza ve tüm sanatçılarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”
Gecenin odak noktası, Çankaya Belediyesi Atatürk Sanat Merkezi’nin sahnesinde sergilenen Fındıkkıran Balesi oldu. Çaykovski’nin unutulmaz melodileriyle zenginleşen anlatı, seyirciye masalsı bir yolculuk yaşattı. Gösteri, Başkan Güner’in yanı sıra Ankara Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan ile Genel Müzik Direktörü ve Orkestra Şefi Rengim Gökmen’in de katılımıyla taçlandı.
SALCAN: “ATATÜRK SANAT MERKEZİ, SANATLA YÜKSELEN BİR MERKEZ”
Oyun başlamadan önce konuşan Barış Salcan, merkezin kültürel yaşam için taşıdığı öneme dikkat çekti ve şunları söyledi: “Bu tür bir mekanda buluşmak, kültür hayatımıza değer katacak önemli bir adım. Atatürk Sanat Merkezi, yalnızca bir yapı değil; çağdaş Türkiye’nin sanatla yükselme hedefinin somut ifadesidir. Atatürk’ün ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarları kopar’ sözünü yeniden hatırlatan bu merkez, farklı kesimlere ulaşan, evrensel bir dil olarak sanatımızı buluşturmayı amaçlıyor.” Atina’dan gelen evrensel bir dilin yankı bulduğu bu buluşma noktası, Ankara’nın kültürel dinamizmini güçlendirecek ve yerel değerlerle dünya mirasını aynı sahnede buluşturacaktır. Salcan, konuşmasının sonunda herkese teşekkür ederek merkezin ülkeye ve sanat camiasına hayırlı olmasını diledi.
SANATLA DOLMAYAN YAPILAR BETON YIĞINLARINA DÖNÜŞÜR
Gecenin kapanışında sahneye çıkan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, sanatçılara teşekkür çiçeği takdim etti ve şu sözlerle sanata olan inancını yineledi: “Böyle büyük ve ihtişamlı yapılar içi layıkıyla doldurulmadığında soğuk ve sıradan beton yığınlarına dönüşürler. Ankara Devlet Opera ve Balesi’ne, orkestramıza ve tüm sanatçılarımıza yürekten teşekkür ederim. Bu salonun ilk bale temsiliydi ve daha fazlası geliyor.” Ayrıca kentle iş birliğini güçlendiren Bakanlık ve kurumlara da teşekkür eden Güner, bu iş birliğinin sanat yaşamımız için değerli bir adım olduğuna dikkat çekti.