Böbrek Nakliyle Yeniden Yaşama Dalan Onur Ozan Önal ve Ailesinin Hikayesi
Bir kazanın ardından böbrek fonksiyonlarının kaybı, yaşam kalitesini aniden etkileyebiliyor. Onur Ozan Önal da benzer şekilde, 2019 yılında yaşadığı trafik kazası ve sonrasında gelen düşme olayıyla birlikte diyaliz tedavisine bağımlı hale geldi. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi ekibiyle yürütülen nakil süreci, onun için yeni bir başlangıç oldu. Ameliyat, hızlı bir şekilde tamamlandı; verici olan kardeşi Nalan Önal ise ikinci gününde taburcu edildi ve bu süreç kardeşler arası dayanışmanın çok ötesine geçti.
Büyük travmalar ve bazı ilaçlar böbrek hasarına yol açabiliyor açıklamasıyla öne çıkan Dr. Veysel Umman, trafik kazaları, ağır travmalar ya da kas ezilmeleri gibi durumların böbreklerde ağır hasara sebep olabildiğini vurguluyor. Bu tür belirtilerle karşılaşan kişilerin vakit kaybetmeden böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi hayati önem taşıyor.
Onur’un hikayesi, on yıl öncesinden gelen kronik nefrolojik belirtileriyle başladı. Başlangıçta ödemlerle kendini gösteren süreç, nefrotik sendrom olarak değerlendirildi ve yaklaşık beş yıl boyunca tedaviler sürdürülerek ilerleyen bir süreç sonunda böbrek fonksiyonları tamamen yitirildi. Diyalize bağlı yaşam, iş yaşamını da zorlaştırdı; dört saatlik diyaliz seansları, günlük hayatın akışını temelinden değiştirdi.
“BÜYÜK TRAVMALAR BÖBREKLERİ SUSTURABİLİYOR” başlığıyla anlatılan bölümde, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda enerji düşüklüğü ve sürekli halsizlik gibi belirtilerin sık görüldüğü belirtiliyor. Bu hastalığın erken fark edilmesi ve takip edilmesi, yaşam kalitesini ve tedavi seçeneklerini doğrudan etkiliyor.
Önal, kazadan sonraki süreci şöyle özetliyor: “Kaza sonrası kendimi halsiz ve bitkin hissediyordum. Yapılan tetkikler nefrotik belirtileri gösterdi ve yaklaşık beş yıl süren tedavilerin ardından böbrek fonksiyonlarımı kaybettiğimi anladım. Diyalize başlamak ise hayatımı yeniden planlamamı gerektirdi.” Bu süreçte liveliğin sürdürülmesi ve aile desteğinin önemi de bir kez daha öne çıktı.
Tamamlanan naklin ardından iyileşme süreci hız kazandı diyen uzmanlar, kapalı cerrahi yöntemin hem ağrı hem de iyileşme süreci üzerinde olumlu etkiler yarattığını belirtiyor. Vericinin ve alıcının aynı anda iyi durumda olması, kısa sürede normal aktivitelerine dönmelerini sağladı. Böbrek nakillerinde organ bağışının artması, hayatta kalma şansını artırıyor ve daha çok ailenin hayatına dokunuyor.
Nakil sonrası hayatının değiştiğini ifade eden Önal, “Nakilden önce iş ve dış dünya odaklıydım; şimdi ise aileme ve kendime yöneliyorum. Beslenmeme dikkat ediyor, hareketli bir yaşam sürmeye özen gösteriyorum.” diyor. Abla Nalan Önal ise kardeşine böbreğini bağışlama kararını şöyle anlatıyor: “Hayat sevdiklerimizle güzel. Diyalizin zorluğunu biliyordum; bu yüzden ilk günden itibaren bağış için kararlıydım.” Ameliyattan iki gün sonra taburcu olan kardeşler, yaşamlarına hızla eski ritimlerine dönüyorlar.