Uzun süre masa başında çalışmak ve hareketsiz bir yaşam tarzı, boyun sağlığını tehdit eden temel etkenlerden biridir. Baş ağrısıyla başlayıp omuzlar, kollar ve hatta parmaklara kadar yayılan ağrılar, çoğu zaman basit “tutulma” olarak geçiştirilebilir; fakat bazı durumlarda boyun fıtığının habercisi olabilir. Acıbadem Taksim Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yüce, boyun ağrısına eşlik eden kol veya kollarda ağrı, uyuşma, his kaybı veya güç kaybı gibi şikayetlerin boyun fıtığını düşündürmesi gerektiğini vurguluyor. Günlük hayatta yapılan bazı yanlış alışkanlıkların da bu soruna yol açabildiğini belirten Yüce, fıtığın tedavisinde son yıllarda minimal invaziv yaklaşımların patient konforunu artırdığını anlatıyor.
Uzun süre hareketsiz kalmak—Sürekli aynı pozisyonda oturmak, boyun kaslarını zayıflatır ve omurlar arasındaki disklerin baskı altında kalmasına neden olur. Bu baskı zamanla disk yapısını bozarak fıtık oluşumunu tetikleyebilir.
Yanlış duruş ve oturma alışkanlıkları—Öne eğik baş pozisyonu ve kambur oturuş, bilgisayar ekranına yanlış açıyla bakmak, boyun omurgasına normalden çok daha fazla yük bindirir. Böyle durumlar uzun vadede disklerin yer değiştirmesine ve sinirlerin baskı görmesine yol açabilir.
Telefon ve tablet kullanımının aşırılığı—Sürekli aşağıya bakarak cihazlarla vakit geçirmek, özellikle gençlerde “teknoloji boynu” olarak adlandırılan soruna yol açabilir. Ekranlar göz hizasında tutulmalı, baş öne eğilmeden bakılmalı ve gün içinde düzenli molalar verilmelidir. Otururken sırt dik tutulması da önemli bir önlemdir.
Zayıf boyun ve sırt kasları—Kaslar omurgayı destekleyen doğal bir korse görevi görür. Hareketsizlik nedeniyle zayıflayan kaslar omurların korunmasını zorlaştırır; bu nedenle düzenli egzersizlerle bu kaslar güçlendirilmelidir.
Acil olmayan hareketler ve ağır yük kaldırma—Ani ve kontrolsüz hareketler veya ağır yüklerle yapılan uygun olmayan kaldırmalar, disklerde yırtılmalara ve fıtığa yol açabilir. Spora başlamadan önce ısınma hareketleri yapmak, dizlerden güç alarak ağır yükleri kaldırmak ve ani baş hareketlerinden kaçınmak korunmaya yardımcı olur.
Cerrahi tedavi nadiren gerekiyor—Doç. Dr. İsmail Yüce, boyun fıtığında ilaç ve fizik tedavisi gibi konservatif yaklaşımların ilk seçenekler olduğunu belirtirken, şiddetli ağrı, güç kaybı veya his kaybı gibi durumlarda cerrahiye ihtiyaç duyulabildiğini ifade ediyor. Özellikle yaşam kalitesini etkileyen belirtiler söz konusu olduğunda cerrahi gündeme gelebilir.
Minimum invaziv cerrahi sayesinde hızlı toparlanma—Gelişen teknolojiler, omurga çevresi dokularına zarar vermeden yapılan müdahalelerin artmasına olanak tanıyor. Minimal invaziv yaklaşımlarda genellikle ek materyaller kullanılmaz; böylece hasta ameliyattan sonra aynı gün taburcu olabilir, kısa sürede günlük yaşamına dönebilir ve ameliyat sonrası boyunluk kullanımı gerekmez.
Kaynak: BYZHA Beyaz Haber Ajansı















Leave a Reply