Coface 2026 Görünümü: Avrupa’da İflas Eğilimleri ve Finansman Koşullarının Rolü
Küresel ticari alacak sigortası ve risk yönetimi alanında öncü konumda olan Coface, 2026 yılında iflas sayılarının genel olarak artış göstereceğini ancak artış hızının yavaşlayacağını vurguluyor. Kuzeybatı Avrupa ekonomisti Jonathan Steenberg, dünya çapında iflasların yaklaşık %2,8 oranında yükseleceğini belirterek bu tabloya dikkat çekiyor. Fransa ve Birleşik Krallık’ta artışın yaklaşık %2 civarında olacağını, ABD’de ise bazı politik kararların etkisiyle bu oranın %4’e kadar çıkabileceğini söylüyor. Benzer biçimde Almanya’da teşviklere rağmen özel sektördeki zayıflığın etkisiyle artışın %1 ile sınırlı kalması öngörülüyor. İtalya’da ise mevcut göstergeler %2’lik bir yükselişe işaret ederken, İspanya’da ise makroekonomik ivmenin güçlenmesiyle %3’lük bir düşüş bekleniyor.
Steenberg, “2026 bir iyileşme yılı olmayacak; daha çok hızlı bir toparlanmadan çok geçici bir duraklama dönemi” ifadesiyle yılın dinamiklerini özetliyor. Orta vadede iflas sayılarının azalmayacağını, ancak artış hızının yavaşlayacağını belirtiyor. Faizlerin beklenenden daha yavaş gevşemesi durumunda ise bu istikrarın hızla bozulabileceğini vurguluyor. Üç yıl boyunca süren güçlenen bir artışın ardından, 2026’nın nispeten sakinleşmesini beklediğini ifade ediyor; borç seviyelerinin yüksek kalması, kâr marjlarının baskı altında olması ve en riskli sektörlerde gerilimlerin sürmesi de bu durumu destekliyor.
“Avrupa’da istikrar finansman maliyetlerine bağlı” ifadesiyle Steenberg, 2026 görünümünün ülkeden ülkeye değişmesine rağmen ortak paydanın finansman maliyetleri olduğuna dikkat çekiyor. Almanya’da iflas artışının %1 civarında kalması, Fransa ve Birleşik Krallık’ta ise %2 seviyesinde bir artışın öngörüldüğünü, İspanya’da ise güçlü makroekonomik ivme sayesinde %3 oranında bir gerilemenin mümkün olduğunu söylüyor. İtalya’da %2’lik düşüşün ise çoğunlukla usul reformlarının istatistiksel etkilerinden kaynaklandığını ifade ediyor. Hollanda için %4’lük bir artış beklenirken, bu artışın pandemi öncesi seviyelere kademeli dönüşüyle ilişkilendiriliyor. Steenberg, kıtanın kredi maliyetine olan yüksek duyarlılığını vurgulayarak, 2026’daki seyrin büyük ölçüde finansman koşulları tarafından belirleneceğini ifade ediyor: “Finansman koşullarındaki her ufak değişim, ülkeler ve sektörler arasındaki dengeleri hızla yeniden şekillendirebilecek bir etkiye sahip.”
“Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te tablo farklılık gösteriyor” başlığı altında bölgesel farklılıkları özetleyen Steenberg, ABD’de iflasların %4 artış gösterebileceğini, Canada’da ise uzun süreli büyüme döngüsünün ardından %5’lik bir düşüş öngörüyor. Asya-Pasifik’te Japonya’nın %7’lik artışını sürdürdüğünü, Avustralya’nın ise pandemi sonrası normalleşmeyle birlikte %0,5 civarında yatay bir seyir izleyeceğini söylüyor. Böylece 2026’da küresel iflas eğilimlerinin ortak bir trendden çok yerel şoklar tarafından belirleneceği sonucuna varıyor. Steenberg, parasal, sektörel veya düzenleyici gelişmelerin ülkelerin risk görünümünü farklı yönlerde etkileyebileceğini belirtiyor.
“21-25 baz puanlık bir artış bile dengeleri değiştirebilir” ifadesiyle 2026 için öngörülen göreceli istikrarın, faiz oranlarındaki gevşeme hızına bağlı olduğunu vurguluyor. Yalnızca 25 baz puanlık bir faiz artışının bile küresel iflas oranlarını yeniden %4–%5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik oluşturduğunu belirtiyor. Steenberg’e göre, 2026’da iflasların seyri büyümeden çok parasal uyumun hızına bağlı olacak ve gelecek yılın gerçek belirleyicisi finansman maliyeti olacak.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)