Cumhuriyetin Eşit Yurttaşlık Bilinci ve Toplumsal Yapının Yeniden İnşası: Odabaşı’nın Perspektifi

Cumhuriyetin Eşit Yurttaşlık Bilinci ve Toplumsal Yapının Yeniden İnşası: Odabaşı’nın Perspektifi

Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı Cumhuriyet’in 102. yılına ilişkin değerlendirmesinde, en önemli kazanımın bireyler arasında kimlik farkı gözetmeksizin ‘eşit yurttaşlar olma’ bilincinin yerleşmesi olduğunu vurguladı. Geçmişle mücadeleden çok, geleceğe odaklanmanın öncelikli olduğunu belirten Odabaşı, geçmişteki hesaplaşmalar yerine bugün ve yarın için birlik ve dayanışma temellerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ülkenin tüm vatandaşlarının eşitliği üzerine kurulu bir vatandaşlık bilincinin, Cumhuriyet’in ilanıyla mümkün olduğuna dikkat çeken Odabaşı, yurttaşlık haklarının her türlü kimlikten bağımsız olarak herkes için geçerli olması gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımın, devletin iradesinin millete ait olduğuna dair anlayışla pekiştiğini ve bunun sonucunda birey-devlet ilişkisinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini ifade etti. Bu süreç, yalnızca bir yönetim biçimini değiştirmekle kalmadı; halkın kaderini tayin etme cesaretini kazandığı bir dönüm noktası olarak görüldü.

Toplumun yapısal temelleri konusunda ise Odabaşı, Cumhuriyet’in kurulmasının ülke tarihi açısından köklü bir kırılma yarattığını söyledi. Monarşiden cumhuriyete geçişin ötesinde, toplumun temel kuruluşlarının yeniden biçimlendiğini ve halka dayalı bir yönetime geçişin hakimiyetin millete ait olduğu fikrini güçlendirdiğini belirtti. Osmanlı geleneğinin 600 yıllık kadim yapısı karşısında demokrasiye geçişin zorluklarını da aktararak, bu dönüşümün yeni ulus devletin siyasal ve kimlik değerlerini nasıl şekillendirdiğini açıkladı.

Cumhuriyetin birleştirici rolü konusunda ise tüm kesimlerde eşitliği ve hukukun üstünlüğünü hedefleyen temel ilkelerin toplum genelinde her zaman aynı hızla içselleştirilmediğini, ancak uzun vadede kalıcı bir yer edindiğini kaydetti. Kentli ve eğitimli kesimlerde daha belirgin bir yankı bulurken, geleneksel yaşam biçimleri ve dini-kültürel referanslar nedeniyle bazı gruplarda benimsenme düzeyinin farklılık gösterdiğini belirtti. Bununla birlikte günümüzde halk egemenliği ve eşit yurttaşlık ilkelerinin geniş kabul gördüğünü, ancak içselleştirme düzeylerinin kesimlere göre değişebildiğini ifade etti.

Odabaşı, yeniden inşa edilen toplumsal yapıyı şu şekilde özetledi: Geleneksel otorite yerini, bireylerin iradesinin baskın olduğu ve din-devlet kamusal yaşam ayrımının netleştiği bir düzen aldı. Bu süreçte kuşkular ve adaptasyon sorunları da yaşandı; bazı gruplar, yeni kimliğe geçişte eski otoritelerin kaybını tehdit olarak gördü. Ancak sonuç olarak, Cumhuriyet bu kesimlerin de dahil olduğu geniş bir toplumsal çerçeve sunmuş, bu çerçeve içinde farklı kimliklerin ortak değerlerde buluşmasına zemin hazırlamıştır.

Geleceğe dair vizyon konusunda Odabaşı, geçmişten ders almayı, anı ve geleceği bir araya getirerek hareket etmeyi önerdi. Toplumsal katılımı güçlendirecek eğitim politikaları, farklı kesimlerle diyalog ve iş birliği, ve halk odaklı farkındalık ile sosyal ve ekonomik eşitliğin sağlamlaştırılması gerektiğini belirtti. Böyle bir yaklaşım, 21. yüzyılda Cumhuriyet kazanımlarını vatandaşlık ve yurttaşlık değerleri temelinde yeniden yapılandırmayı mümkün kılacaktır. Geçmişle kavga etmek yerine geleceğe odaklanmanın önemini vurguladı.

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

20265 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir