Dijital Piyasalarda Rekabetin Tesisi: DMA ve SMS Yaklaşımlarına Türkiye Perspektifi
Birleşik Krallık Rekabet Otoritesi’nin bu hafta Google ve Apple’ı Stratejik Pazar Statüsü (SMS) kapsamına alması, dijital pazarlarda rekabetin korunması yönündeki kararlılığı bir kez daha ortaya koydu. Bu adım, Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA) çerçevesinde gatekeeper olarak tanımlanan büyük teknoloji şirketlerine getirdiği yükümlülüklerle paralellik gösteriyor. AB, DMA kapsamında alternatif uygulama mağazalarına izin verilmesi ve kullanımcılara tarayıcı ile arama motoru seçimi gibi seçenekleri sunulması gibi zorunlulukları uygulamada kararlı bir şekilde yürütüyor.
Türkiye’de dijital pazarlara yönelik yasal düzenleme taslağının hızlı bir şekilde yasalaşması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Emin Köksal, DMA yaklaşımından ilham alınarak hazırlanan bu taslağın rekabetçi bir dijital ekosistem için kritik olduğuna dikkat çekiyor. Taslak; önemli pazar gücüne sahip platformların kendi içeriklerini kayırmasını engelleyen hükümler, veri birleştirme kısıtlamaları ve alternatif uygulama mağazalarına izin veren düzenlemeler içeriyor. Ayrıca ihlal halinde küresel cironun yüzde 10’una varan cezaların öngörüldüğünü belirtiyor.
“Dijital pazarlara yönelik yasal düzenleme taslağı bir an önce yasalaşmalı” ifadesiyle duruşunu netleştiren Köksal, bu yaklaşımın Türkiye’nin 5G gibi teknolojik atılımları desteklerken pazarların adil ve rekabetçi bir yapıya kavuşmasına olanak sağlayacağını ifade ediyor. 5G ihalesinin geçtiğimiz hafta yaklaşık 3 milyar dolarlık bir bedelle tamamlanmasıyla, altyapı yatırımlarının rekabetçi bir çerçevede işleyişini güvence altına almak gerektiği vurgulanıyor.
“5G teknolojisinin faydaları yasal düzenlemeler sayesinde çok daha fazla artar” diyen Köksal, 2026’da devreye girecek bu altyapının 4.5G’ye göre 10 kat daha hızlı internet sunacağını ve akıllı fabrikalar, otonom araçlar ile telesağlık gibi alanlarda yeni fırsatlar yaratacağını belirtiyor. Ancak hızlı bir altyapı inşa etmek kadar, bu altyapıyı kullanan pazarların adil ve rekabetçi bir yapıda çalışmasını sağlamak için trafik kurallarının da net olması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, güçlü altyapının faydaları sınırlı kalabilir ve yoğunlaşma birkaç büyük platformun elinde yoğunlaşabilir.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)
Güncel düzenlemeler dijital platformların rekabetçiliğini güçlendirmeyi hedefliyor. CMA’nin stratejik adımları ile DMA’nın estirdiği düzenleyici atmosfer arasındaki paralellikler, küresel ekonomide rekabetin tesisi açısından kritik görülüyor. Avrupa Birliği’nin sunduğu yükümlülükler, tarayıcı ve arama motoru seçimi gibi kullanıcı odaklı hakları ön plana çıkarıyor ve bu yönde kararlı bir uygulama sürdürülüyor.
Türkiye’de de dijital pazarlara yönelik taslak çalışmalar, yerel dinamiklerle uyumlu bir rekabet ortamı yaratmayı amaçlıyor. Düzenlemeler, belirli pazarlarda güçlü konumda olan platformların içeriğe tarafsız davranmasını sağlamanın yanı sıra veri bütünleşmesini kısıtlayarak kullanıcıların daha çeşitli hizmetlerden faydalanmasını ön görüyor. Ayrıca ihlallerde uygulanacak cezaların büyüklüğü, küresel pazardaki rekabet dengesini korumak adına önemli bir caydırıcı olarak görülüyor.
“Taslak, 5G ile güçlenen altyapıyı adil ve rekabetçi bir çerçevede desteklemeli” diyen uzmanlar, teknolojik atılımların sağlıklı bir rekabet ortamında ilerlemesi için yasal altyapının güncelliğini koruması gerektiğini belirtiyor. 2026 itibarıyla hayata geçmesi beklenen bu altyapı, yeni iş modellerinin ve tüketici odaklı yeniliklerin önünü açacaktır. Ancak bu süreçte, altyapı yatırımlarının sağladığı faydaların geniş tabanlı ve adil bir rekabetle pekiştirilmesi kritik önem taşımaktadır.
Kaynak: BYZHA