Ege Üniversitesi EKAM: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Farkındalık ve Dayanışma
Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM), kadına yönelik şiddetle mücadelede toplumsal farkındalık oluşturmayı sürdürüyor. 1999 yılında BM Genel Kurulu’nun Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü çağrısı eşliğinde başlatılan bu çalışmalar, bugün akademik birikim ve saha deneyimini birleştirerek ilerliyor.
EKAM Müdürü Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu, şiddetin bir kader olmadığını; toplumsal dinamiklerle beslenen bir ihlal olarak görüldüğünü vurguluyor. “Şiddet, bireysel bir sorun olmanın ötesinde, toplumsal, kültürel ve yapısal mekanizmaların etkisiyle şekillenir” diyen uzman, psikolojik şiddetin en yaygın tür olduğuna dikkat çekiyor. Hakaret, tehdit, kontrol ve izolasyon gibi davranışlar çoğu kez görünmez olduğundan tespit edilmeleri zordur; ancak etkileri fiziksel şiddetten daha da yıkıcı olabilir. Ekonomik, dijital ve fiziksel şiddet, bu süreci takip eder.”
“Farkındalık ve dayanışmayı güçlendirmek temel amacımızdır” ifadeleriyle süreci özetleyen Doç. Dr. Gündoğdu, eğitim ve farkındalık programlarıyla öğrenciler, akademik personel ve idari çalışanlar için seminerler ve bilgilendirme etkinlikleri düzenlediklerini belirtiyor. Bu yaz, çalışanlara yönelik Çalışma Yaşamında Cinsiyet Eşitliği sertifika programını hayata geçirerek, çalışma ortamında kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddet konusuna odaklandık. 8 Mart etkinliği ise doğrudan şiddete yönelik bir panel olarak gerçekleşti ve alanın uzmanlarıyla konuya dair ayrıntılar paylaşıldı. Eylül ayında gerçekleştirilen Dijital Bağımlılık ve Aile İçi İletişime Etkileri paneliyle dijital şiddet üzerinde duruldu; bugün ise Aile İçi Şiddet ve Sağlık konulu bir panelle çalışmalar sürdürülüyor. Amaç, üniversiteyle sınırlı kalmadan toplumsal farkındalığı artırmak ve dayanışmayı güçlendirmek.
“Sessizlik şiddetin en büyük destekçisidir” sloganıyla eğitimin önemine vurgu yapan Gündoğdu, 25 Kasım’ın dünyada kadına yönelik şiddetin önlenmesi için halen güncelliğini koruduğunu söylüyor. Şiddetin biçimlerindeki değişimi ve dijital ile ekonomik şiddetin artışını işaret eden uzman, kadın-erkek eşitliğinin henüz tam anlamıyla sağlanamadığını belirtirken, erken yaşlardan itibaren eşitlik odaklı bir eğitimin hayati olduğunu ifade ediyor. Dijital çağda farkındalık kampanyalarının teknoloji ve medya üzerinden etkili biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Gündoğdu, sessizliğin şiddeti körüklediğini vurguluyor.
İçerik, eğitim seviyesi ile şiddet arasındaki ilişkiye de değinerek, yasaların şiddeti önlemeye yönelik hükümlerinin uygulanabileceğini fakat önce gündeme getirilmesi gerektiğini belirtiyor. EKAM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İlkay Südaş ise, eşitliğin zihinde yerleşmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kadınların toplumsal statülerinin yükselmesinin erkekler için de bir değişim ihtiyacını doğurduğunu söyleyen Südaş, ayrımcılığın ancak ayrımcılık yapanın bu gerçeği kabul etmesiyle son bulacağını ifade ediyor. Kadına yönelik şiddetin her biçimine karşı mücadelede erkeklerin de katkısını görmek hedefimizdir; bu nedenle yaklaşımımız eşitlikçi bir perspektifi yerleştirmek üzerine kuruludur.