Gebze Binası Çöküşü: Uzmandan Derinlemesine Değerlendirme ve Önlemler
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, Gebze’de meydana gelen çökmenin ardından olayın nereden kaynaklanabileceğini açıkladı. Bu tür felaketler artık ardı ardına gelen ‘alışılmış bir trajedi’ olarak değerlendiriliyor. Bingöl, Konya’daki geçmiş benzeri olayları hatırlatarak, yapıların statik ve mimari projelerinin belediyeden ruhsat alındığında bile uygun şekilde uygulanması gerektiğini vurguladı. Bilimsel ve teknik gerekliliklerin karşılanmaması halinde benzer acılarla karşılaşılacağını belirtti.
Kolon kesilmesinin kritik olası nedeni olarak öne sürülen bazı vakalarda, kolonların kaldırıldığı ya da kesildiği durumların binanın dayanıklılığını bozduğuna dikkat çekildi. Bingöl, kök neden olarak kolon kesilmesi ihtimalini işaret ederek, alan genişletme, oto galeri ya da fırın gibi işlemlerin bu tür müdahalelerle gerçekleştiğini ve böyle durumlarda binanın mevcut statiğinin zayıfladığını söyledi. Bu zayıflamanın küçük depremler ya da zemin hareketleriyle birleşince çökme riskinin arttığını belirtti.
Denetim eksiklikleri hakkında ise, denetim mekanizmalarının yeterli olmadığını kaydeden Bingöl, denetim elemanlarının sayısının azlığı ve denetim sonrası şartların değiştirilmesi olasılığını işaret etti. Örneğin yangın yönetmeliği gereği iki kaçış noktası olan bir binada daha sonra bir merdivenin daireye katıldığını gördüklerini ifade etti. Bu tür değişikliklerin ölümcül ihmaller olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Savcılığın olayla ilgili çalışmalarını sürdürdüğünü ve sonuçların netleşeceğini belirtti. Hatalardan ders çıkarmak zorundayız ve her yıl bir ya da iki binanın kendi kendine çöktüğünü hatırlattı.
Eski bina olmanın tek başına yeterli olmadığını savunan Bingöl, Ayasofya Camii’nin hala ayakta olduğuna örnek vererek, 50 yıllık bir binanın kesinlikle “eski” olarak sınıflandırılamayacağını ifade etti. Önemli olan, binaların istenen standartlarda inşa edilmesi ve sonradan statik bütünlüğünün bozulmamasıydı.
Çatlaklar uyarı sinyali olarak nitelendirilen çatlaklar konusunda vatandaşları dikkatli olmaya çağıran Bingöl, çatlak varlığında hemen test yaptırılmasını önerdi. Parçalı veya el ile dokunulabilir çatlaklarda risk arttığını ve derhal boşaltma kararının alınabileceğini belirtti. Karot testiyle beton dayanımı hakkında bilgi edinmenin, özellikle 90’lı yıllardan önceki binalarda daha kritik olduğunu ifade etti. Testleri geçemeyen yapılar için boşaltma kararı verilmesi gerektiğini, ancak vatandaşların bu süreç nedeniyle başka bir yere taşınma endişesi taşıdığını belirtti.
İhmalin kaynağına ilişkin belirsizlik sürmekle birlikte Gebze’deki olay için net bir yargıya varmanın şu an için erken olduğunu söyleyen Bingöl, hiçbir bina kendiliğinden çökmeyeceğini vurguladı. Depremde dahi çöken binaların müteahhitlerinin yargılanması örneğini hatırlatarak, bir ihmalin var olabileceğini ifade etti. Ancak ihmalin kimin tarafında olduğunun savcılık tarafından yapılacak soruşturmanın ardından ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.