Gölyazı’daki 2 Bin Yıllık Tiyatro: Restorasyon Yolunda Son Aşama

Gölyazı’daki 2 Bin Yıllık Tiyatro: Restorasyon Yolunda Son Aşama

Gölyazı’nın kalbinde, Nilüfer Belediyesi’nin destekleri ve BUÜ Arkeoloji Bölümü iş birliğiyle sürdürülen kazılar, antik tiyatronun restorasyon sürecini son aşamalara taşıdı. Helenistik döneme ait kalıntıların, Roma İmparatoru Hadrianus dönemindeki yenileme izleriyle birleştiği alanda, çalışmalarda elde edilen bulgular gün ışığına çıkıyor. Ziyaretçiler için bir açık hava kültür-sanat mekânı olarak tasarlanacak olan tiyatronun, bölgenin yaşam ve kültürüyle uyumlu biçimde yeniden kullanıma açılması hedefleniyor.

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, mevcut yapının korunması temelinde yapılacak restorasyonla tiyatronun çeşitli kültürel ve arkeolojik etkinliklere ev sahipliği yapan dinamik bir merkez haline getirileceğini belirtti. Ayrıca öğrencilerin incelemeler yapabileceği, atölye çalışmalarına katılabileceği ve ziyaretçilerin alanla etkileşim içinde olabileceği bir ortam yaratılacağını ifade etti. Başkan, gelecekte Türkiye’nin en güzel mekânlarından biri olabileceğini vurgulayarak, sürecin kısa sürede tamamlanmasını umduğunu dile getirdi.

Gölyazı’nın tarihi mirasını vurgulayan Özdemir, bölgenin turizm potansiyelini artırmak amacıyla Akçalar, Fadıllı ve Ayvaköy’ü kapsayan bütüncül bir vizyon geliştirdiklerini belirtti. Seyir tepeleri, bisiklet parkurları, otoparklar ve göl üzerinden ulaşım gibi olanakların planlandığını söyledi. Ayrıca Ayvaköy’de dijital köy fikri üzerinde durulduğunu belirten Özdemir, dijital göçebelerin bölgede çalışabilecekleri konaklama ve çalışma ortamlarının oluşturulacağını söyledi. Ayvaini Mağarası’nın turizme kazandırılması ve bölgenin giriş-çıkışlarının Nilüfer Belediyesi’ne devri için gerekli yasal adımların atıldığını aktaran başkan, güvenli ziyaret için altyapı çalışmalarının tamamlanacağını belirtti.

Tarım ve turizm birlikte güçlenecek diye özetlenen yaklaşım, Gölyazı halkının sürdürülebilir bir yaşam standardı kazanması üzerine kurulu. Bölgede siyah incir ve zeytin gibi kaliteli tarım ürünlerinin bulunduğunu hatırlatan Özdemir, tarımı canlı tutmanın ve genç nüfusu tarıma yönlendirmek için çaba göstermenin öncelikli hedefler arasında olduğunun altını çizdi.

Kazılarla ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Derya Şahin ise tiyatronun kökeninin Helenistik döneme dayandığını, Hadrianus döneminde önemli bir renovasyon geçirdiğini açıkladı. Yapının D-formlu bir Roma tiyatrosu özelliği taşıdığını ve geçmişta yaklaşık 5 bin oturma kapasitesine sahip olduğunu, günümüze ise 44 oturma sırasını koruduğunu kaydetti. Şahin, bölgede definecilik faaliyetlerinin büyük ölçüde sona erdiğini belirtirken, araştırmacıların kendi tarihlerini öğrenirken bölgede turist sayısının arttığını ifade etti. Restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının uluslararası standartlara uygun bir şekilde başlayacağını ve tiyatronun yeniden bir gösteri mekanı olarak hizmet vereceğini sözlerine ekledi.

Çalışmaların beşinci yılında olması ve alanın yakın gelecekte tamamına doğru ilerlemesi beklenirken, ziyaretçiler için simitçi kale bölgesinde bulunan ipek atölyesinin de değerlendirme aşamasında olduğu bildirildi. Kaynak: Beyaz Haber Ajansı BYZHA.

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

19363 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar