Haldun Dormen’in Sanat Yaşamına Yolculuk: Sahne, Televizyon ve Edebiyat Üzerinden Bir Portre
Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen, vasiyeti gereği Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törende son yolculuğuna uğurlandı. Halit Ergenç’in sunduğu tören, Dormen’in 72 yıllık sanat hayatından kesitler ve dostlarının onun hakkında anlattıklarıyla başladı. Videoyla desteklenen anlar, usta sanatçının sahnedeki iz bırakan anılarının bir araya gelmesini sağladı.
Dort törende, Göksel Kortay, Nevra Serezli, Erol Evgin, Murat Ovalı, Kerem Atabeyoğlu ve diğer dostları söz alarak Dormen’i nasıl tanıdıklarını ve onun çok yönlü bir sanatçı olduğunu dile getirdiler. Bu anlar, sanat camiası ve bürokrasi temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen törende, Dormen’in tiyatroya yaptığı katkıların altını bir kez daha çizdi.
Haldun Dormen sahneye çıkışında ilk deneyimini Galatasaray Lisesi’nde yaşadığı; ortaöğrenimini Robert Kolej’de tamamladıktan sonra Yale Üniversitesi’nde aldığı tiyatro eğitimini Türkiye’de sahnelere taşıdı. İstanbul’a dönüşünde Muhsin Ertuğrul’un yönettiği Küçük Sahne’de “Cinayet Var” ile sahneye adım atan Dormen, kısa süre içinde Cep Tiyatrosu’nu kurdu ve 1957’de Dormen Tiyatrosu’nun temellerini attı. 1957-1972 yılları arasındaki dönemde topluluk, Türk tiyatrosunun en parlak dönemi olarak kabul edilen bir dönemi yaşadı ve 1961’de Türkiye’de sahnelenen ilk müzikal olan “Sokak Kızı İrma” gibi yapıtlarla adını kalıcılaştırdı.
Sinema dünyasına adım attığı bu dönemde Dormen, iki film yönetti: Bozuk Düzen (1966) ve Güzel Bir Gün İçin (1967). Her iki film de Antalya Altın Portakal Festivali’nde öne çıktı; Bozuk Düzen en iyi film ödülünü, Güzel Bir Gün İçin ise En İyi Komedi ödülünü kazandı. Yine de gişe başarısı elde edemeyince sinemadan tiyatroya dönüş kararı aldı. 1972’de Ses Tiyatrosu’nda Ayı Masalı ile perdeyi yeniden aralayan Dormen, ilerleyen yıllarda karşılaştığı ekonomik zorluklar sebebiyle tiyatroyu bir süre tadilata alır ve 1977 sonrası televizyon ve radyo alanlarına yönelir.
1984 yılına kadar Dormen Tiyatrosu yeniden açılarak tiyatroya dönüşünü simgeler. Kendi yazdığı 11 oyunu ve akademik deneyimleriyle İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda dersler verirken, Hacettepe Üniversitesi onu onursal bilim doktoru olarak onurlandırır. Televizyon için pek çok program hazırlayan Dormen, farklı dizi ve yapımlarda yer alarak ününü genişletir; Yapı Kredi Sigorta’ya sanat danışmanlığı yapan bir kariyer, Afife Jale Ödülleri’nin kurulmasına da ön ayak olmuştur.
1960’larda Betül Mardin ile yaptığı evlilikten Ömer adlı bir oğlu olan Dormen’in anılarını yazdığı Sürç-ü Lisan Ettikse, Antrakt ve İkinci Perde adlı eserlerinde topladığı anılar, tiyatro dünyasının bir döneminin iç yüzünü yansıtır. Aynı dönemde yurt içi ve yurt dışında çeşitli festivallerde deneyimler paylaşan Dormen, Kupa Kızı gibi projelerle de farklı disiplinleri keşfetmiştir. 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından verilen Devlet Sanatçısı unvanı, sanat yaşamının önemli dönüm noktalarından biridir.
Şehir Tiyatroları’nda yönettiği oyunlar arasında Unutulanlar: Afife – Peruz, Lüküs Hayat ve Şahane Züğürtler gibi eserler öne çıkar. Dormen’in tiyatrosu, oyun yazarlığı, dramaturgya ve metin yazarlığı gibi çok yönlü yetkinliklerini içeren geniş bir repertuara sahip olup, yurtiçi ve yurtdışında birçok okuma prodüksiyonu ve tiyatro festivalleriyle anılmaktadır.