HIV ve Toplumsal Farkındalık: Bilinçli Yaklaşımla Damgalamanın Önlenmesi
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV’in bağışıklık sisteminin ana hücrelerini hedeflediğini ve bu durumun bağışıklık yetmezliğine yol açtığını vurguladı. Dünya genelinde HIV ile yaşayan insan sayısının milyonlarca olduğunu ve yeni vakaların her yıl kayda geçtiğini belirten uzmanlar, uygun önlemler ve tedavilerle hastalığın kontrol altında tutulabildiğini ifade etti. Ayrıca, HIV ile ilgili damgalama ve ayrımcılığın bilgisizlikten doğduğuna dikkat çekti.
Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin bilimsel etkinlikleri kapsamında düzenlenen AIDS Farkındalık Haftası etkinliğinde HIVPaneli’nde virüsün etkileri, tedavi seçenekleri ve korunma yöntemleri ele alındı. Prof. Dr. Selim Badur panelin açılışında HIV enfeksiyonunun ülkeler ve dünyada meydana getirdiği etkileri özetledi ve tedavideki yeni gelişmelere değindi. Damgalanma korkusunun sağlık hizmetlerine erişimi engellediğini vurgulayan konuşmacılar, bu konuda farkındalık ve eğitim çalışmaları needed olduğunu belirtti.
HIV’in küresel boyutu ile ilgili olarak, CD4 T lenfositlerini hedefleyen bu retrovirüsün günlük yaşama etkileri hakkında bilgiler paylaşılırken, bulaş yolları ve korunma stratejileri üzerinde duran uzmanlar, toplumsal eğitim ve güvenli iletişimin önemini bir kez daha vurguladı. HIV’i bilenlerin damgalanma kaygısı nedeniyle test yaptırmama durumlarının azaltılması için erişilebilir gizli test merkezleri ve danışmanlık hizmetlerinin önemine dikkat çekildi.
Güncel tedavi yaklaşımları kapsamında, sürdürülmesi gereken tedavi biçimlerinden tabletler ve enjeksiyonlar üzerinde duruldu. Cabotegravir Long-Acting, 2021’de FDA onayı alarak uzun etkili bir önlemi olarak kabul gördü ve 2022’de WHO’nun HIV önleme kılavuzuna dahil edildi. 2025 itibarıyla daha çok ülkede kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, Lenacapavir gibi yeni antiviral ilaçlar da klinik kullanıma girdi ve HIV döngüsünün farklı basamaklarını hedefliyor.
Özetle, HIV’in bir halk sağlığı sorunu olduğu gerçeğiyle yüzleşirken, bilincin artırılması ve damgalamanın azaltılması, test ve tedaviye erişimin güvence altına alınması için toplumsal eğitim hayati öneme sahiptir. Bu bağlamda güvenli cinsel davranışlar, düzenli testler ve bilinçli tedavi kararları, bireylerin sağlığını korumada temel taşlardır.