İnsülin direnci nedir? Uzmanından belirtiler ve dikkat edilmesi gerekenler

İnsülin direnci nedir? Uzmanından belirtiler ve dikkat edilmesi gerekenler

Vücudun kan şekerini dengeleyen insülin hormonuna karşı duyarlılığının azalması olarak tanımlanan insülin direnci, günümüzde oldukça yaygın bir sağlık sorunu haline geldi. Hareketsiz bir yaşam tarzı, yanlış beslenme alışkanlıkları ve fazla kiloların etkisiyle Türkiye’de her 4 kişiden birinde bu durumun görüldüğünü belirten Acıbadem International Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, önemli uyarılarda bulundu.

Dr. Emrah Turunç, insülin direncinin genellikle sessiz seyreden bir tablo olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullanıyor: “İnsülin direnci çoğu zaman sessiz ilerleyen bir sorun olsa da, bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle de kendini gösterebilir. Bunların hiçbiri tek başına insülin direncinin kanıtı olmadığı için, kişinin mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çünkü erken tanı ve tedavi, ileride gelişebilecek tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.”

Bel Çevresindeki Artışa Dikkat

Göbek bölgesindeki yağlanma, insülin direncinin en somut işaretlerinden biri kabul ediliyor. Özellikle iç organ çevresindeki yağ dokusu metabolik riskleri artırıyor. Uzmanlar, ailede diyabet öyküsü ve hareketsizlik gibi etkenlerin de eklenmesiyle bel çevresindeki genişlemenin mutlaka bir hekim tarafından incelenmesi gerektiğini belirtiyor.

Sürekli Acıkma Hissi

Dr. Turunç, insülin direnci olan bireylerin öğünlerden kısa süre sonra yeniden yoğun bir açlık hissedebildiklerini ifade ediyor: “Bazı kişiler insülin direnciyle birlikte öğünlerden kısa süre sonra yeniden acıktıklarını ve gün içerisinde daha sık yemek yeme ihtiyacı duyduklarını ifade edebiliyorlar. Porsiyonlarınız yeterli olmasına rağmen sürekli açlık hissediyorsanız, özellikle yoğun karbonhidrat içeren öğünlerin ardından açlık hissiniz tekrarlıyorsa bu durumu önemsemek gerekir.”

Yemek Sonrası Gelen Uyku Hali

Yemekten sonra görülen hafif rehavet normal kabul edilse de, her öğünden sonra yaşanan şiddetli halsizlik ve uyku hali dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Özellikle bu şikayetlere kilo artışı ve kan şekeri yüksekliği gibi başka bulgular da eşlik ediyorsa, tıbbi değerlendirme şarttır.

Tatlı İsteği ve Cilt Değişimleri

Tatlı ve karbonhidrat ağırlıklı besinlere karşı duyulan aşırı istek, insülin direncinin yaygın belirtileri arasındadır. Ancak bu isteğin stres, uykusuzluk veya düzensiz beslenme gibi başka nedenleri de olabileceği unutulmamalıdır. Öte yandan, boyun, koltuk altı veya kasık bölgelerinde meydana gelen cilt koyulaşmaları ve kalınlaşmaları, insülin direnci açısından hekimlerin özellikle takip ettiği önemli bir cilt bulgusu olarak öne çıkıyor.

Kan Değerlerindeki Risk Faktörleri

İnsülin direnci sadece şekerle sınırlı değildir; yüksek tansiyon, düşük HDL (iyi kolesterol) ve yüksek trigliserid seviyeleri ile de kendini gösterebilir. Dr. Emrah Turunç, “Kilonuz, bel çevreniz, tansiyonunuz, kan şekeriniz ve kan yağlarınızın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Birden fazla risk faktörünün aynı anda bulunması, metabolik açıdan daha dikkatli olunması gerektiğini gösterir” şeklinde uyarıyor.

Prediyabet Dönemi Kritik Bir Uyarıdır

İnsülin direnci uzun süre kan şekeri değerlerinde bir değişim yaratmadan ilerleyebilir. Ancak zamanla pankreasın insülin ihtiyacını karşılayamaması, kan şekerinde yükselmeye ve prediyabet sürecine yol açar. Dr. Turunç, bu dönemi şöyle tanımlıyor: “Prediyabet, ‘henüz diyabet değilim, dolayısıyla sorun yok’ anlamına gelmez. Tam tersine diyabet riskinin ufukta görünmeye başladığı, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun takip ile müdahale edilmesi gereken kritik bir dönemdir.”

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

19768 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar