IRIS Lab ve Selim Ünlü: Laboratuvardan Pazarına Giden Yolculuk ve Patentin Önemi
İstanbul Atlas Üniversitesi bünyesinde IRIS Lab’ın kurucularından Prof. Dr. Selim Ünlü, laboratuvarda geliştirilen projelerin ticari bir ürüne dönüşümünde sabır ve strateji gerektiğini vurguluyor. Ürün için öncelikli gereklilik olarak toplumsal ihtiyaç belirlenmeli ve Minimum Viable Product (MVP) kavramı ışığında hareket edilmelidir. Aynı zamanda fikri mülkiyetin korunması, bir projenin başarıya ulaşmasında kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
Atlas Vadi Kampüsü’nde Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Yusuf Elgörmüş ve Rektör Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak ile bir araya gelen Ünlü, akademisyen ve öğrencilerle de sohbet etti. Seminerde, From Academic Lab to the Real World with Global Connections başlığıyla sunum yapan Ünlü, akademik çalışmaların yanı sıra girişimcilik ve kariyer yolculuğu hakkında deneyimlerini paylaştı. IRIS Lab’ın kurulmasına da öncülük eden Ünlü, laboratuvar kökenli bilimsel çalışmaların pratik uygulamalarıyla buluşması sürecini ayrıntılı şekilde anlattı.
Gözlem ve inovasyonun temel ilişkisi Prof. Ünlü, Atatürk’ün ilim ve fendir olan vurguya dikkat çekerek, inovasyonun bir gözlem süreciyle başladığını ifade etti. Etrafı dikkatli bir şekilde incelemenin, gördüklerini nasıl kullanacağını ve hangi probleme çözümler getireceğini belirlemenin inovasyonun ilk adımları olduğunu belirtti. Sabır gerektiren uzun bir yolculuk olarak nitelendirdiği bu süreçte, tüketicinin ihtiyacının net biçimde tanımlanması gerektiğini vurguladı.
İhtiyaç belirlenmesi ve MVP Prof. Ünlü, fikirlerin zaman içinde olgunlaşması gerektiğini ve pazar araştırmasının öncelikli adım olduğunu söyledi. Ürünün işe yarar olup olmadığının anlaşılması için tüketicinin talebinin analiz edilmesi gereklidir. MVP kavramı, bu noktada kilit rol oynar; çünkü pazarda karşılık bulmayan bir ürün, başarıya ulaşamaz.
Sabun köpüğünden uluslararası bir ürüne Biyoteknolojik çalışmalarını örnek gösteren Ünlü, interformetik ölçümlerin dünyanın en hassas tekniklerinden biri olduğunu belirtti. Silisyum tabanlı bir yapı üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda, ısıtma ile elde edilen yalıtkan özellik sayesinde biyobelirteçlerin yakalanması amaçlanır. Bu yaklaşım, biyosensör geliştirme açısından önemli bir yere sahiptir. Ünlü, laboratuvarda elde edilen bu sistemin, ölçüm verilerini analiz eden ve nihai olarak ticari bir cihaz haline getiren bir çözüme dönüştüğünü ifade etti. IRIS Biyoteknoloji Şirketi’nin kurulması ve OSTİM’de üretime geçilmesiyle bu süreç somut bir aşamaya taşındı.
Gelecek hedefleri ve teknik gelişmeler Ünlü, ışık yansıması ile yapılan ölçümlerin şu anda pikometre ölçeğine kadar inebildiğini belirtti. Moleküller arası etkileşimleri tek tek görmek için merceğin gücünün artırılması gerektiğini ve bununla birlikte kandan ve serumlardan yüksek konsantrasyonlu biyobelirteçlerin ölçümüne odaklanıldığını söyledi. Uzun vadede, nano parçacıkları ve tek tek molekülleri görme kapasitesine ulaşmayı hedefleyen bir Ar-Ge süreci yürüttüklerini belirtti.
Patent ve multidisipliner ekip çalışmasının önemi Laboratuvar çalışmalarını ticari ürünlere dönüştürmede en kilit unsurun patent olduğuna dikkat çeken Ünlü, fikri mülkiyetin korunmasının ve buna uygun hareket edilmesinin motivasyonu güçlendirdiğini ifade etti. Türkiye’de son 20 yılda bu alanda kayda değer ilerlemeler kaydedildiğini belirten Ünlü, başarılı bir ürün için elinizdeki kaynakları etkin kullanmanın gerekliliğini vurguladı. Ayrıca multidisipliner bir ekiple çalışmanın, projelerin başarısında kritik rol oynadığını dile getirdi. Atlas Üniversitesi’nin bu tür çalışmaları desteklemesi gerektiğini vurguladı.
Seminer sonunda Ünlü, kurucu olduğu IRIS Lab’ı ziyaret eden heyetlere bilgi paylaşımında bulundu ve Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi ile Yeditepe Hastanesi’nin kurumsal temasları ve projeler üzerinde görüşmeler gerçekleştirdi.