İSTANBUL’un Atık Su Yönetiminde Yeni Dönem: Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi’nin Rolü ve Ambarlı-Ataköy Attırma Kapasite Artışı
İstanbul’da atık su yönetimi alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, Marmara Denizi’ne doğrudan deşarj edilen atık suların ileri biyolojik arıtma sürecine tabi tutulması için Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi kademeli olarak devreden çıkarılacak. Bu değişiklikle birlikte mevcut yük, kapasitesi artırılan Ambarlı ve Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesislerine aktarılacak.
İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Bülent Solmaz, Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi’nde yapılan saha incelemesi sonrasında, İstanbul’un atık su altyapısının karşılaştığı zorluklar ve yağışlı dönemlerde yaşanan taşkın risklerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Türkiye ölçeğinde en büyük arıtma kapasitesi hedefiyle hareket ettiklerini vurguladı.
Birincil hedefimiz Marmara Denizi’ne deşarj edilen tüm atık suyunun ileri biyolojik arıtma sürecinden geçirilmesidir. Debi, Ambarlı ve Ataköy tesislerine yönlendirildiğinde Marmara’daki diğer deşarjların da ileri biyolojik arıtma kapsamına alınacağı belirtildi. Ataköy’de ikinci kademe tamamlandı; üçüncü kademe çalışmaları sürüyor. Ambarlı’da ise ihalenin yeni karşılığı 600 bin metreküp olarak belirlenerek toplam kapasite 1 milyon metreküp seviyesine ulaştırılacak ve böylece Türkiye’nin potentially en büyük arıtma tesisi devreye girecek.
Günlük kapasite ve acil durum yönetimi Küçükçekmece Atık Su Ön Arıtma Tesisi’nin normalde 350 bin metreküp olan kapasitesi yağışlı havalarda 600-700 bin metreküpe kadar çıkabiliyor. Taşkın durumlarında birincil hedef can ve mal güvenliğini sağlamaktır; su basmasını engellemek için bodrum katlarda pompalar devreye alınır ve gerekli önlemler uygulanır. Ayrıca katı atıklar altyapıyı tehdit ettiği için özellikle işleyişte kritik rol oynar. Izgaralarda günde 20–40 ton aralığında katı madde birikimi söz konusu olup bunlar hidrolik kısıtlanmaya neden olarak su seviyesinin dengesini etkiler. Bu konunun çözümü sadece İSKİ’ye yüklenmemeli; belediyeler, Büyükşehir ve Çevre İl Müdürlükleri gibi kurumlar da sanayi tesislerini denetim mevzuatına dahil etmelidir.