İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi’nde çalışan Mümtaz Zarplı, 18 yıl önce yaşanan bir patlamada iki bacağını kaybetmesine rağmen mesleğine olan bağlılığını sürdürdü. Malulen emeklilik sonrası engelli kadrosuna geçiş yapan Zarplı, yeniden itfaiyeye dönerek görevine devam etti ve santralden yangın ve acil durumlara müdahale eden ekiplere yönlendirme yapmaya başladı. Onun bu kararlılığı, itfaiyecilik haftasında da dikkat çekici bir örnek olarak öne çıktı.
2007 yılında Güzelbahçe İtfaiye Grubu santralinde meydana gelen kaza sonrasında iki bacağını kaybeden Zarplı, yaklaşık bir yıl süren tedavi sürecinin ardından elektronik protezlerle hayata tutundu. Ailesinden, sevenlerinden ve belediyenin desteğinden aldığı güçle yeniden çalışmasına devam eden Zarplı, malulen emekliliğin ardından engelli kadrosunda görevine devam etti ve tehlikeli ihbarları değerlendirip ekipleri olay yerine yönlendirdi.
“Zorluk yaşayan itfaiyeciler mesleğine sarılıyor” ifadesiyle durumu özetleyen Zarplı, fiziki olarak hiç emekli olmadığını, sadece görev yerinin değiştiğini dile getiriyor. Zorluklar karşısında bile mesleğinden kopmadığını söyleyen Zarplı, bir arkadaşına bakınca bile herkesin dört elle mesleğine sarıldığını belirtiyor. İşin doğasının insanlara yardım etmek olduğunun altını çizerek, bu hazzın motivasyon kaynağı olduğunu belirtiyor.
“Mesleğime hiç küsmedim” diyen Zarplı, kendini sürekli sorgulayan biriyim dedi ve ailesel bağların, ekip ruhunun bu yolculuğu nasıl etkilediğini paylaşıyor. Kendini işin bir ailesi gibi gördüğünü ve bu aidiyetin kolay kolay kırılmadığını ifade ediyor. Genç meslektaşlarına, bu işin sevildiği ölçüde başarılı olabileceklerini öğütlüyor.
“İnsanın içinde hep bir özlem var” sözleriyle yangın ve afetlerle mücadeleye olan arzuyu dile getiriyor. Orman yangınları dönemlerinde sahada olmayı çok isteyen Zarplı, genç itfaiyecilere örnek olmaktan memnuniyet duyuyor. Yeni başlayanlar için, mesleğe olan sevgiyi ölçü olarak görmek gerektiğini vurguluyor ve sevilen bir meslekte ilerlemenin mümkün olduğunun altını çiziyor.
Teşkilata “vazife malulü” kavramını kazandırdı diyerek bu süreçte devletin kendisini ‘vazife malulü’ olarak onurlandırmasının önemini vurguluyor. Bu sıfatın, kamu kurumlarında hizmet eden çalışanların zorluklar karşısında hatırı sayılır bir destek aldığını belirtiyor. Zarplı, “Vazife malulü sıfatına erişen ilk itfaiyeciyim” sözleriyle bu kapanışın kendisi için ne kadar anlamlı olduğunu ifade ediyor.
“Sahadan asla kopmazdım” diyen Zarplı, yaşadıkları talihsiz kazadan sonra da sahaya dönebilmenin önemini aktarıyor. Ailesi ve çocukları ile hayatını sürdürebilmenin, mesleğini sürdürmeyi gerektirdiğini vurguluyor. Yeni meslektaşlarına ise, bu işin riskli taraflarını ve zorluklarını net bir şekilde anlatıyor; sevdiği işi sürdürmenin yolunun, sevdiği işten vazgeçmemek olduğuna inanıyor. Herkesin sahada aktif olarak çalışmayı özlediğini belirterek, bu tutkuyu paylaşmanın ihtimalini hiç kaybetmiyor.
“Ondan güç alıyoruz” diye konuşan zarplının meslektaşları da onun deneyimlerinden faydalandıklarını ifade ediyor. 15 yıllık itfaiyeci Emrah Çeker, zarplının dağcılık alanındaki tecrübelerini ekip arkadaşlarına aktarıp karşılaştıkları güç anlarında kendisinden güç aldıklarını söylüyor. 13 yıllık Hasan Cengiz Güneş ise Zarplı’nın tecrübelerinin yol gösterdiğini, onunla çalışmanın büyük bir şans olduğunu belirtiyor. Yeni gelen Serkan Yılmaz da Zarplı’nın sahaya çıkışlarıyla kendine güven kazandığını anlatıyor.















Leave a Reply