İzmir Deprem Master Planı: Çok Boyutlu Hazırlık ve Geleceğe Yönelik Yol Haritası
İzmir’de deprem riskiyle mücadele süreci hız kesmeden devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen Deprem Master Planı kapsamında yaklaşık 10 uzman ekibi, kentin depremle ilgili tüm yönlerini kapsayan kapsamlı bir envanter çalışması yürütüyor. Yaklaşık 40 fay zonu, zemin yapısı ve 118 bin yapıya ilişkin bilgiler titizlikle incelenirken, amaç deprem öncesinden afet sonrasına kadar kent için uygulanabilir bir yol haritası ortaya koymak.
Dokuz Eylül Üniversitesi koordinatörlüğünde hayata geçirilen proje, yalnızca hasar hesaplarıyla sınırlı kalmayıp İzmir’in afet öncesi ve sonrası süreçlerini kapsayan uzun vadeli hedefler de içeriyor. Belediye’nin 2025-2029 Stratejik Planı’ndaki Çoklu Krizlere Dirençli Kent Belediyeciliği vizyonu doğrultusunda, jeoloji ve jeofizikten yapı stokuna, altyapıdan afet yönetimine, hukuktan ekonomiye ve toplumsal bilinçlendirmeye kadar 10 farklı çalışma grubu faal olarak çalışıyor.
Amaç yalnızca deprem riskini azaltmak değil Prof. Dr. Özgür Özçelik, çalışmanın sadece risk azaltmaya odaklanmadığını belirterek, kentteki tüm varlıkları ele alarak riskleri belirlemek ve azaltmak için toplu bir yaklaşım benimsediklerini ifade ediyor. Ayrıca deprem sonrasında kent fonksiyonlarını hızla eski hale getirmek ya da daha da iyileştirmek için gereken adımları da plan dahilinde topluyoruz diyor. İzmir’in deprem tehlikesi konusunda Türkiye’nin pek çok kentinde benzer zorluklar bulunduğunu vurgulayan Özçelik, mevcut yapı stokunun yaşlanması, niteliksiz mühendislik hizmetleri ve hızlı kentleşme gibi nedenlere dikkat çekiyor.
10 çalışma grubuyla çok boyutlu analiz Özçelik, tek bir alanda risk hesaplanamayacağını çünkü problemin çok boyutlu olduğunu ifade ediyor. Proje, 10 farklı çalışma grubu üzerinden kent genelini çeşitli açılardan inceliyor ve her alanın katmanlı risk değerlendirmesini hedefliyor.
İlk aşamada deprem tehlikesinin somut verilerle ortaya konulması Özçelik, çalışmaların başlangıcında jeofizik ve jeolojik verilerin toplanması ve deprem tehlikesinin karakterize edilmesi üzerinde yoğunlaşıldığını belirtiyor. Elde edilen veriler, üstyapı ve altyapı risklerinin hesaplanmasında temel oluşturmaya devam edecek.
Güvenli konutlar en kritik başlık Master Plan’ın en önemli çıktılarından biri olarak yapı stokunun risk durumunun net şekilde ortaya konulması öne çıkıyor. Vatandaşların yaşadığı konutların dayanıklılık durumu ve bu risklerin nasıl azaltılacağına dair hedefler ile uygulanabilir politikaların belirlenmesi hedefleniyor.
Uygulanabilir bir yol haritası için finansal kaynaklar da hesapta Özçelik, planın sadece arşivlerde kalmaması gerektiğini vurgulayarak, hayata geçirilebilir bir yol haritası ve buna uygun kaynak oluşturmanın da projenin ayrılmaz parçaları olduğunu ifade ediyor.
İzmir Deprem Bilgi Bankası için RAM kaydı İzmir’in deprem tehlikesi, jeoloji ve jeofizik verileri üzerinden yeniden değerlendiriliyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin koordinasyonuyla yürütülen Jeoloji-Jeofizik paketi kapsamında faylar ve zemin özellikleri tek bir çatı altında toplanıyor. Bu çalışmanın amacı, 50 yıllık verileri biriktirerek İzmir için kapsamlı bir deprem bilgi bankası oluşturmaktır.
İzmir’in yaklaşık 40 farklı fay zonu üzerinde yapılan analizler, her birinin deprem üretme potansiyelini değerlendirmeyi ve hangi bölgelerin hangi oranda etkilenebileceğini netleştirmeyi amaçlıyor. Özellikle Tuzla Fayı, İzmir Fayı ve Gülbahçe Fayı için tehlike altını çizen Sözbilir, bu fayların yakın zamanda kırılma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor. Kent merkezi temel alınarak yaklaşık 100 kilometrelik yarıçapta hem karada hem de denizde yürütülen çalışmalar, İzmir’in deprem üretme kapasitesinin daha ayrıntılı anlaşılmasını sağlıyor.
Deniz altı faylarının tsunami riskini de gündeme getirmesi nedeniyle, plan yalnızca deprem tehlikesini değil, tsunami ihtimalini de kapsamına alıyor. Bu kapsamda, daha önceki çalışmalarla birleştirilen veriler kullanılarak kapsamlı bir afet yönetimi altyapısı oluşturulması hedefleniyor.
118 bin yapı için envanter tamamlandı Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka’da yapılan çalışmalarla yaklaşık 118 bin yapının envanteri çıkarıldı ve bu rakam İzmir genelinde yaklaşık yüzde 12’lik, merkez ilçelerde ise yüzde 32’lik bir tamamlanmışlık düzeyine tekabül ediyor.
Bornova ve Karşıyaka’da mikrobölgeleme saha çalışmaları da sonuçlandı; elde edilen veriler, ileride planlama ve kentsel dönüşüm programlarında bilimsel altyapı olarak kullanılacak. Bu verilerin yapı stoku envanteriyle entegre edilmesi, ilçelerin deprem tehlikesi ve risklerini daha net göstermeyi mümkün kılıyor.