İzmir Göbekotu: Umbilicus choripetalus’un Keşfi ve Anadolu’nun Doğal Mirasına Katkısı
Batı Anadolu’nun zengin biyolojik çeşitliliğini ortaya koyan yeni bir buluş, İzmir’in Ödemiş ilçesindeki Ovacık Platosu’nda yetişen tek bir bitki türünü dünyaya kazandırdı. Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile Hacettepe Üniversitesi’nin ortak çalışması sonucunda tanımlanan bu türün bilimsel adı Umbilicus choripetalus; Türkçe karşılığı ise İzmir göbekotu olarak önerildi.
Yapılan tanımlama, dergide yayımlanan bulgularda göbekotu cinsi içinde şimdiye dek gözlemlenen özelliklerden belirgin şekilde ayrışan bir morfolojiye işaret ediyor. Özellikle çiçek yapısının taç yapraklarının tabana kadar tamamen ayrılması ve yıldız biçimli çiçek görünümü, bu yeni türün en belirgin karakterleri arasında yer alıyor.
Yaşama alanı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yıldırım, bu türün yalnızca İzmir’in Ödemiş ilçesindeki volkanik kaya çatlaklarında, yaklaşık 1300–1400 metre rakımda doğal olarak geliştiğini belirtti. En yakın akrabaları olan Umbilicus tropaeolifolius ve Umbilicus paniculiformis’in ise İzmir Göbekotu’ndan tamamen farklı bölgelerde görüldüğünü ifade etti: tropaeolifolius Türkiye’nin güneydoğusu, İran ve Irak’a uzanan bölgelerde; paniculiformis ise Kuzeydoğu Afrika’da, özellikle Sudan’da dağılım gösterir.
DNA analizleriyle desteklenen çalışmada, Umbilicus choripetalus’un yakın türlerle akraba olsa da özgün ve izole bir soy oluşturduğu ortaya kondu. Bu bulgu, türün bilimsel olarak yeni bir takson olarak kabul edilmesini güçlendirdi. Göbekotu cinsi dünya genelinde 16 türle temsil edilirken, Türkiye’de bu grup daha önce yedi türle bilinmekteydi ve çoğu başka coğrafyalarda da görülüyordu. İzmir Göbekotu’nun tanımlanması, Türkiye’nin göbekotu cinsi içindeki ilk endemik tür olarak kayda geçti.
Koruma ve önemi konusunda konuşan Yıldırım, bu türün önceki çalışmalarda sadece tek bir lokalitede tespit edildiğini ve yaklaşık 550 bireyden oluşan küçük bir popülasyona sahip olduğunu belirtti. IUCN kriterleri doğrultusunda İzmir Göbekotu için “Hassas” statüsünün uygun bir koruma çerçevesi olabileceğini sözlerine ekledi. Bu keşif, Batı Anadolu’nun hâlâ keşfedilmeyi bekleyen biyolojik çeşitliliğine dikkat çekiyor ve jeolojik olarak farklı habitatların özgün ve dar yayılışlı bitkileri barındırabileceğini gösteriyor.
Araştırma ekibi ve süreçler kapsamında çalışmaya Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile Dr. Tuğkan Özdöl önderlik etti. Türün morfolojik incelemeleri ve tanımlanması; Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Dr. Barış Özüdoğru ve Dr. Ilgın Deniz Can tarafından genetik ve filogenetik analizlerle desteklendi. Laboratuvar ölçümleri ve süreçler Dr. Ademi Fahri Pirhan ile Dr. Şükrü Arasan tarafından yürütüldü. Saha çalışmalarına ve gözlemlere Doç. Dr. Mehmet Maruf Balos destek verirken, Musa Geçit saha çalışmaları ve yayılışa ilişkin verileriyle katkıda bulundu. Yeni türün bilimsel çizimleri ise Balıkesir Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Hazelnas Varol tarafından hazırlandı.