İzmir Su Konferansı: Kolektif Akıl ve Planlı Politikalarla Su Yönetiminde Yeni Dönem

İzmir Su Konferansı: Kolektif Akıl ve Planlı Politikalarla Su Yönetiminde Yeni Dönem

İzmir’de kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcileri Su Konferansı’nda bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iklim kriziyle derinleşen su kıtlığının kentlerin yönetmesi gereken en temel sorunlardan biri haline geldiğini ifade etti ve su krizinin bireysel alışkanlıklarla değil, ortak akılla ve planlı politikalarla çözülebileceğini vurguladı. Konferansa ev sahipliği yapan EBSO, ESİAD ve İzmir Ticaret Borsası’nın İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde; belediye başkanı, iş dünyasından temsilciler, akademi ve kamu kurumları ile oda-sivil toplum üyeleri katıldı. Uzman konuşmacılar ise Türkiye’de su yönetimini tarımda, kentlerde ve sanayide ele alarak kapsamlı bir bakış sundu.

Etkinliğin anısına konuşmacılar adına Ege Orman Vakfı aracılığıyla fidan bağışı yapıldı. Tugay, suyun sadece çevresel bir mesele olmadığını; ekonomik istikrar, toplumsal refah ve kent güvenliği için kritik bir bileşen olduğunu söyledi. Kentin iklim koşullarına uyum sağlaması için altyapı yatırımlarına öncelik verdiklerini belirtirken, Kordon hattında kurulan taşkın koruma bariyerlerinin son yağışlarda büyük felaketleri engellediğini hatırlattı. İklim krizi aynı anda su kıtlığı ve afet riski anlamına geldiğine işaret eden Tugay, havza ölçeğinde derinleşen yönetim yaklaşımına geçişin zorunlu olduğunu belirtti ve Gediz ile Küçük Menderes havzalarının İzmir için stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Su potansiyeli üzerindeki baskının en önemli kaynağının artan talep olduğunu ifade eden Tugay, Türkiye genelinde suyun kullanım dağılımını paylaştı: tarım yüzde 77, sanayi yüzde 12, evsel kullanım yüzde 11. İzmir’de ise tarımın hâlâ en büyük su tüketicisi olduğu, sanayinin ise önemli bir paya sahip olduğu belirtildi. İzmir’de yüzeysel kaynaklardan gelen suyun yüzde 57,7’si ve yeraltı kuyularından gelen yüzde 42,3’üyle sanayide kullanıldığı bilgisi paylaşıldı. Tugay, su krizinin bireysel tasarruf çağrılarıyla çözülemeyeceğini tekrarladı ve tarım- sanayi-kent politikalarının ortak dönüşümüyle yönetilebilir mesajını güçlendirdi.

Planlamayı birlikte yapmalıyız Tugay, merkezi idareyle uyumlu bir planlama ve yatırım yaklaşımının önemine dikkat çekti. DSİ ile ilişkilerin sorunsuz işlemesi için yetki paylaşımının net olması gerektiğini ifade eden Tugay, suyu tasarruf, yeniden kullanım ve geleceğe yönelik enstrümanlarla ele alan bir yönetim anlayışını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Teknoloji ve inovasyonu sürece dahil etmek adına İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Kurulu’nun kurulduğunu hatırlattı; üniversite bilgisi ve inovatif katkılarla yönetişimin güçlendirileceğini belirtti. Bulut tohumlama konusundaki çalışmaların yağış potansiyelini artırması ihtimaline değinen Tugay, deniz suyu arıtma konusunda DSİ ile uyumlu çalışmanın gerekliliğini vurguladı.

Kimin ne yapması gerekiyor? Tugay, su konusunda herkesin sorumluluğunu özetledi: vatandaşlar suyu tasarruflu kullanmalı, yeniden kullanım altyapılarını kurmalı ve bilinçli tüketimi yaygınlaştırmalıdır; tarım sektörü suya göre ürün desenini değiştirmeli, akıllı sulama yöntemlerini benimserek iklime uyumlu tarımı yaygınlaştırmalıdır; kurumlar ise mevcut mevzuatı dikkate alarak suyu en kritik ihtiyaçlar için koruma ve yönetme iradesini ortaya koymalıdır.

İzmir halkı için kararlılıkla ilerliyoruz Tugay, bu buluşmanın İzmir için ortak sorumluluğun başlangıcı olduğunu belirterek, su meselesinde kolektif aklın ve iş birliğinin en önemli paydaşlarından biri olarak kalacaklarını ve İzmir halkı için çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Topluluklar arası eşgüdüm ve kapsamlı yaklaşım ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, su meselesinin kapsamlı ve çok boyutlu olduğunu söyledi; merkezi ve yerel yönetimler, iş dünyası, akademi ve sivil toplumun uyum içinde hareket etmesinin kritik olduğunu vurguladı. Önümüzdeki dönemde İzmir ve hinterlandını kapsayan kapsamlı bir rapor hazırlayacaklarını belirten Zorlu, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini ve verimli su yönetiminin yollarını tartışacaklarını kaydetti. 2026’da kamuoyuna sunulacak rapor, karar alıcılara destek olmayı amaçlıyor.

Su kıtlığı sadece çevresel bir sorun değil İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, tarım ve gıda güvenliği üzerinden su kıtlığının çok yönlü bir risk yarattığını ifade etti. Tarımsal sulamada akıllı ve sürdürülebilir sistemlere geçişin bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Uçak, İzmir Tarım Teknoloji Merkezi kapsamında pamuk üretiminde dijital sulama uygulamalarını değerlendirdiklerini söyledi. Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Hakan Ürün ise suyun değerinin kuyular kuruyunca anlaşıldığını belirterek, su için mavi altın ve mavi petrol ifadelerinin kullanılmaya başlandığını ve uluslararası arenada su güvenliğinin giderek daha kritik hale geldiğini ifade etti. Arıtılmış atık suların yeniden kullanımını destekleyen projelerin önemine değinen Ürün, Yeşil OSB belgeli bölgeleri tebrik etti ve konuyla ilgili gelişmeleri önemsediğini belirtti.

Konferans, tarımda, sanayide ve kentlerde su yönetimini kapsayacak olan konularla devam edecek ve katılımcılar, geleceğe dönük çözümleri tartışacaklar. Kaynak: Beyaz Haber Ajansı.

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

20302 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir