İzmir’den Akdeniz kentlerine iklim kriziyle mücadele için iş birliği çağrısı
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Avrupa ortaklığında gerçekleştirilen Akdeniz İklim Zirvesi, yerel yönetimlerin iklim kriziyle mücadelesinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Zirveye katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentlerin karşı karşıya olduğu ortak risklere dikkat çekerek, iş birliğinin sadece teoride kalmaması gerektiğini savundu.
Akdeniz “yaşayan bir laboratuvar” olabilir
28-29 Eylül tarihlerinde düzenlenen ve iklim dirençli kentler, su stresi, aşırı sıcaklar ile orman yangınları gibi kritik başlıkların masaya yatırıldığı zirvede konuşan Prof. Dr. Okyay, “Ortak Sorunlardan Bölgesel Eyleme: Akdeniz İş Birliğinin Güçlendirilmesi” panelinde önemli mesajlar verdi. İzmir’in uluslararası ağlardaki tecrübesine değinen Okyay, “Akdeniz’i iklim ve sağlık uyumu açısından yaşayan bir laboratuvara dönüştürebiliriz. Bir kentte geliştirilen çözüm başka bir kentte uyarlanabilir, geliştirilebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklendirilebilir. İklim risklerimiz sınır tanımıyor; çözümlerimiz ve bilgimiz de sınır tanımamalı” ifadelerini kullandı.
Finansmana erişim ve teknik kapasite ihtiyacı
Kent ağlarının sadece deneyim paylaşımıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Pınar Okyay, özellikle kaynakları kısıtlı olan belediyeler için uluslararası mekanizmaların kritik önem taşıdığını vurguladı. Okyay, “Belediyelerin proje geliştirme, uluslararası ortaklık kurma ve finansmana erişim süreçlerinde desteklenmesi” gerektiğini belirterek, özellikle küçük ve orta ölçekli belediyelerin iklim yatırımlarını gerçekleştirebilmeleri için somut destek sistemlerine ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
COP31 için uygulama ve katılım çağrısı
Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31’in sürece dönüştürücü etkisine vurgu yapan Okyay, bu zirvenin iklim taahhütlerini izlenebilir ve somut adımlara dönüştürmesi gerektiğinin altını çizdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın buluşmalarının bu vizyonun bir parçası olduğunu belirten Okyay, sürece dair şunları söyledi:
“Bir Uygulama COP’undan söz ediyorsak, uygulamanın nerede gerçekleşeceğini de konuşmalıyız. İklim eyleminin önemli bir bölümü kentlerde hayata geçecek. Bu nedenle belediyelerin yanı sıra gençlerin, kadınların ve yerel toplulukların COP sürecinin aktif aktörleri olması gerekiyor.”
İklim yatırımları aynı zamanda sağlık yatırımıdır
İklim politikalarının doğrudan halk sağlığı ile ilişkili olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Pınar Okyay, yeşil alanların çoğaltılması, temiz ulaşım, su güvenliği ve dirençli gıda sistemlerinin sadece çevresel değil, aynı zamanda sağlık ve sağlıkta eşitlik yatırımları olduğunu vurguladı. Okyay, iklim eylemlerinin yerelden küresele uzanan bir öğrenme süreciyle güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, tüm bu adımların daha dirençli bir gelecek için zorunlu olduğunu ifade etti.