John Perkins: Türkiye küresel sistemin “kilit taşı” konumunda
Dünyaca ünlü Amerikalı yazar John Perkins, 16. Uluslararası Kitap Fuarı’nda gerçekleştirdiği konuşmada Türkiye’nin küresel ölçekteki konumunu değerlendirdi. Türkiye’nin stratejik önemine vurgu yapan Perkins, ülkenin küresel dengelerdeki yerini tek bir kelimeyle özetledi.
Türkiye Küresel Sistemin Merkezinde
“Kurgu Gibi Bir Dünya: Güç, Borç ve Ekonomik İmparatorluklar” başlıklı söyleşide, kendisine yöneltilen “Türkiye hakkında bir kitap yazsaydınız, adı ne olurdu?” sorusuna Perkins, “Kilit taşı” yanıtını verdi. Yazar, bu ifadenin tüm sistemin kalbinde yer alan unsuru simgelediğini ifade ederek, Türkiye’nin farklı küresel güçler arasındaki kesişim noktasında durduğuna dikkat çekti. Nazlı Berivan Ak’ın moderatörlüğünü üstlendiği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın da katıldığı etkinlikte Perkins, Türkiye’nin Rusya, Çin, İran, ABD ve Avrupa Birliği ile kurduğu ilişkilerin doğruluğunun kritik önem taşıdığını belirtti.
Ekonomik Etki Alanı ve Stratejik Konum
Türkiye’nin sadece bölgesel değil, küresel ekonomik dengeler açısından da belirleyici bir güce sahip olduğunu dile getiren Perkins, şu ifadeleri kullandı: “Öylesine bir bölgedesiniz ki Türkiye’nin ekonomisinin iyiliği ve kötülüğü diğer ülkelerin ekonomisini de etkileyecek güce sahip.” Yazar, Türkiye’nin bu yönüyle pek çok ülke için bir “model ülke” potansiyeli taşıdığını vurguladı.
Endüstriyel Dönüşümden Yaşam Ekonomisine
Kocaeli’de gerçekleşen dönüşümü de mercek altına alan Perkins, eski bir sanayi yapısı olan Mannesmann Fabrikası’nın Kocaeli Kongre Merkezi’ne dönüştürülmesini örnek gösterdi. Bu değişimi, kendi teorisi olan “ölüm ekonomisinden yaşam ekonomisine geçiş” kavramıyla ilişkilendiren Perkins, geçmişin sanayi alanlarının bugün kültür, sanat ve eğitim gibi insan odaklı yaşam merkezlerine evrilmesini takdirle karşıladı.
Perkins’in bu değerlendirmeleri, Türkiye’nin sanayi geçmişini modern ve toplumsal fayda odaklı bir anlayışla yeniden kurgulamasının, küresel ekonomi perspektifinden ne denli önemli bir “dönüşüm örneği” teşkil ettiğini gözler önüne serdi.