Karlı ve Buzlu Zeminlerde Güvenli Yürüyüş: Düşme Riskini Azaltmanın Yolları

Karlı ve Buzlu Zeminlerde Güvenli Yürüyüş: Düşme Riskini Azaltmanın Yolları

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğretim görevlisi Mert İlhan, kış aylarında kar ve buz üzerinde güvenli adımlar atmanın önemini vurguluyor. Dengenin korunması ve zeminden gelen tepkinin iyi yönetilmesi, düşme riskini azaltmanın temel unsurları arasında yer alıyor.

Penguen yürüyüşü olarak da bilinen bu teknik, bel hizasında hafif bir öne eğilimi ve ağırlığın yürümeye devam eden ayağın üzerinde konumunu gerektirir. Ayak tabanının zemine aynı anda temas etmesi için ayaklar düz bir taban üzerinde kaydırılmalı, dizler kilitlenmeden hafifçe bükülü tutulmalıdır. Bu yaklaşım, sürtünmeyi artırır ve adımlar kısa, kontrollü bir biçimde atılır; kollar yanlarda açılarak dengeye katkı sağlar.

Ellerin cepte olması genelde dengeyi bozup düşme riskini artırır. Bu hatayı yapanlar, düşme anında ellerini yüzü koruma refleksinden yoksun kalabilirler. Ayrıca kuru zeminlerde topuğu sertçe vurmak da buzlu veya kaygan yüzeylerde öne kaymalara ya da arkaya düşmeye yol açabilir. Uzun adımlar, ağırlık merkezinin dengesini bozabilir; ayrıca görünmez buz tabakalarını fark etmemek de tehlikeli bir hatadır.

Ayakkabı seçimi, kış güvenliğinin en kritik dış unsurlarından biridir. Standart spor veya yürüyüş ayakkabılarının tabanları, buzlu zeminlerde sertleşerek kaygan bir görünüm alabilir. Bu nedenle esnek ve soğuk havalarda da rahat tutunan kauçuk tabanlı kış ayakkabıları önerilir. Yüksek konçlu botlar, ayak bileğini destekleyerek düşme sonrası burkulma riskini azaltabilir.

Ellerle düşmeyi durdurmaya çalışma refleks olarak yapılmamalıdır. Düşme anında elleri yere koymaya çalışmak, kol ve el bileğinde kırık riskini artırabilir. Mümkün olduğunca eller göğüste çapraz veya yüzü koruyacak şekilde tutulmalı; düşüş yönünü yana çevirip yuvarlanma hareketiyle enerjiyi vücudun geniş kas gruplarına yaymak, kırık riskini azaltabilir. Başı korumak için çeneyi hafifçe göğüse doğru almak, düşüş şiddetinin etkisini azaltır. Panik halinde kasmak yerine kontrollü ve yumuşak bir düşüş sağlamak da faydalı olabilir.

Buzlu zeminde düşmeler, yalnızca ortopedik yaralanmalara yol açmaz; kafa travmaları için de önemli bir risk taşır. Eller kısa sürede kırıklar ve çıkıklara yol açabilir; bu nedenle düşme sonrası durumun ciddiyetle izlenmesi gerekir. Gençlerden yaşlılara geçerken ihtiyaç duyulan dikkatler değişmez: eklem sertliği nedeniyle hareketleri kısıtlamadan ısınma ve uygun giyinmeyi sürdürmek önemlidir.

İleri yaşta düşme riski olanlarda soğuk havalarda eklemlerde sertlik ve ağrı artabilir. Isınma hareketleri ile eklemlerin sıcak tutulması ve giysilerin katmanlı olması, kayma anında gerekli hızlı nöromusküler tepkilerin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Düşme anında dizlerin kilitli kalmaması için dikkatli olunmalı; tüm dönüşler adım atılarak ve ayak konumları değiştirilerek yapılmalıdır. Ağır çanta veya poşetleri tek elde taşımak yerine iki ele bölüşmek veya sırt çantası kullanmak da dengeyi korumayı kolaylaştırır. Yürürken telefona bakmak gibi alışkanlıklar bu grupta ekstra risk taşır.

Düşme sonrası belirtiler önemli bir uyarı işaretidir. Bilinç kaybı, şiddetlenen baş ağrısı, tekrarlayan kusma veya beyin içi basınç ihtimali gibi bulgular acil müdahale gerektirir. Konuşma güçlüğü veya yüzeylerde dengesizlik gibi inme benzeri semptomlar görüldüğünde derhal tıbbi yardım alınmalıdır. Özellikle kan sulandırıcı kullananlar için kafa içi kanama riski bulunmaktadır; bu sebeple düşmeyi takiben bir sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır. Şiddetli ağrı, hareket kısıtlılığı veya belirgin şekil bozukluğu mevcutsa da hemen sağlık hizmetine başvurulmalıdır.

Kaynak: BYZHA Beyaz Haber Ajansı

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

17576 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar