Kocaeli’nin Alevle Dans Eden Kahramanları: itfaiyecilikte Yürek Gücü
Kocaeli’nin kahraman itfaiyecileri her gün alevler ve dumanla burun buruna geliyor; hayat kurtarmak için kendi güvenliklerini geri planda bırakıyorlar. İtfaiyecilik, sadece bir görev değil, yürek isteyen kutsal bir mücadele olarak onların hayatında yer tutuyor. Ailesiyle dahi paylaşmadıkları ağır anlar var; sevdiklerinin kalbi kırılmasın, gözleri arkada kalmasın diye saklıyorlar. Bu meslek, görünmeyen ama hissedilen kahramanlıklar zinciriyle dolu bir yaşam öyküsüdür. TOPLU MEZARLARIN SESSİZ TANIKLARI, itfaiyeciliği samimi bir sohbetle, yüzlerce anı üzerinden anlatıyor. Kubilay Özcan, 1999 depreminde yaşadıklarını gözyaşlarıyla hatırlıyor: Bir evin enkazında anne, baba ve çocukları birbirine sarılıydı; hepsini kurtardık ama o anın ağırlığını kelimelerle ifade etmek mümkün değil.
HATAY’DAN KOCAELİ’YE UZANAN VEFA KÖPRÜSÜ ise itfaiyeciliğin yalnızca hayat kurtarmak olmadığını, hayat boyu süren bağlar kurduğunu gösteriyor. Kerem Karaosmanoğlu’nun anlattığı anlar, depremden bir yıl sonra bile dayanışmanın gücünü ortaya koyuyor: Çay içerken bir adam yanıma geldi ve “Abi, beni enkazdan çıkarmıştın” dedi. Fotoğraftan hatırlatınca duygularım sel oldu; o anı tekrar yaşadım, hüngür hüngür ağladık.
TÜNELİN İÇİNDE ÖLÜMLE BURUN BURUNA anları ise Yunus Kaya’nın mesleğe ilk büyük sınavı olarak hafızalara kazınıyor. Gültepe Tüneli’nde araç yangını ihbarı alınca karanlıkta ilerledi; duman yoğun, görüş sıfıra inmiş durumda. Arkadaşlar dayanışmaya ihtiyaç duyarken, “zorlanırsan tüpü başına tak” diye yönlendirme yapan amirinin sözleriyle hayatla ölüm arasındaki ince çizgiyi hissetti:
FİLM SAHNESİNİ ARATMAYAN O ANLAR diyen anlatım, tünelin içindeki gerilimi gözler önüne seriyor. Dört arkadaş kol kola içeri giriyor; tüpler tükenmek üzere, ama görev duygusu onları durdurmuyor. Amirin “Birisi olmazsa bittik” sözleriyle yeşeren umud, kahramanlık anlarını daha da belirginleştiriyor. Karayolları ekibi gelip onları dışarı çıkarana dek, o anlar film şeridi gibi geçiyor.
CAN DOSTLAR İÇİN CANLA BAŞLA MÜCADELE, itfaiyeciliğin en hassas yanını ortaya koyuyor: her canlıya eşit sevgiyle yaklaşmak. Kubilay Özcan, fuar alanında çatıda mahsur kalan bir maymunla yaşadığı anı paylaşıyor: Onu üç saat boyunca muzla kovaladık; sonunda yakalamak ilginç ve unutulmaz bir an oldu.
YUNUSUN TEŞEKKÜR TURU ise Körfez’deki kurtarışların sıcak bir karşılığı: Çamura saplanmış bir yunusu kucaklayıp temizledikten sonra denize saldık. Veteriner tedaviyle toparlanan yunus, serbest kaldığında etrafında dönerek bize teşekkür edercesine başını salladı.
UZAYLI SANILAN BALON anı, mesleğin gülümseten yüzünü de gösteriyor: Yaşlı bir çift gökyüzünde uçan balonu uzaylı sanınca ihbar etmiş; gerçekte ise yalnızca bir balon çıkmıştır. Böyle anlar, itfaiyeciliğin bazen neşeyle gülümseten yönlerini hatırlatır.
GÖREVLERİ SONSUZ, CESARETLERİ SINIRSIZ, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nin günlük yaşamını özetliyor. Yangınlardan deprem felaketlerine, tünel kazalarından hayvan kurtarmaya kadar her an görev başında olan ekip, kendi güvenliğini bir kenara bırakıp hayat kurtarmaya odaklanıyor. Hikâyeler, yalnızca yangınla mücadeleyi değil; insanlık, sabır, dayanışma ve sevgiyle yoğrulmuş bir yaşam öyküsünü anlatıyor.
HER KURTARILAN HAYAT, YENİDEN FİLİZLENEN BİR UMUT diyen sözler, bu mesleğin özünü özetliyor:
“30 yıldır bu mesleğin içindeyim, ama her işe ilk günkü heyecanla gidiyorum.” — Kubilay Özcan
“Bir insanı enkazdan çıkarmak sadece görev değil, insanlık borcudur.” — Kerem Karaosmanoğlu
“İtfaiyeci olmak, her an ölümle burun buruna olmaktır. Ama biz vazgeçmiyoruz, çünkü görevimiz hayat kurtarmak.” — Yunus Kaya
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı