Mete Tunçay’a Saygı: Bilim ve Eleştirel Düşüncenin İzinde
İstanbul Bilgi Üniversitesi, 18 Ağustos 2025’te aramızdan ayrılan sosyal ve beşeri bilimler alanının önde gelen isimlerinden Emeritus Prof. Dr. Mete Tunçay’ı anmak için “Mete Tunçay’a Saygı: Bilgi, Bilim ve Eleştirel Akıl” başlıklı bir etkinlik düzenledi. Bilgi Santral İstanbul Kampüsü’nde gerçekleşen anma toplantısında, hayatı boyunca bilime ve eleştirel düşünceye adadığı yıllar, mirası ve Türkiye düşünce hayatına etkileri dostlar ve öğrencilerle bir araya gelerek ele alındı.
Etkinliğin açılış konuşmaları, Milli Eğitim Eski Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cemil Boyraz, Mete Tunçay’ın eşi Gönül Paçacı Tunçay ve kardeşi Melda Tunçay tarafından yapıldı. Avcı, Mete Hoca ile olan bağını hatırlatarak, “ODTÜ’de geçen öğrencilik yıllarından itibaren yakınlıklar ufuk açıcı oldu; BİLGİ’nin kuruluşunda birlikte çalışmak, hayatımın önemli dönemeçlerinden biridir” sözlerini paylaştı.
Gönül Paçacı Tunçay, “Mete Bey doğayı ve insanları çok seven, bilgilerin farklı alanlarını ustaca bir araya getirebilen özel bir insandı. Bu özelliği toplumun her katmanına ulaşan bir etki yarattı” dedi. Melda Tunçay ise kardeşiyle olan bağını ve onun merakının sonsuz olduğunu vurgulayarak, “Araştırma yolunda ilerlemekten ve öğrencilere bilgi aktarmaktan duyduğu mutluluğu her zaman hatırlayacağım” ifadelerini kullandı. ‘Yaşamını işinin merceğinden görürdü’ ifadesiyle özetlenen bakışı, Prof. Dr. Bülent Bilmez’in moderatörlüğünde icra edilen ilk oturumda tartışıldı. Bu oturumda Baskın Oran, İlhan Tekeli, Hasan Bülent Kahraman, Asaf Savaş Akat ve Orhan Silier gibi isimler, Tunçay’ın akademik ve entelektüel kimliğini değerlendirerek anısını yaşattı.
Hasan Bülent Kahraman, Mete Hoca’nın çalışkanlığı, mizah anlayışı ve özgüveniyle öne çıkan bir aydın olduğunu vurguladı; işine odaklanan ve yaşamını da bu merceğe göre şekillendiren bir karaktere sahip olduğunun altını çizdi. Akat ise Mete Hoca’nın derin bilgi birikiminin ve tarihsel bakış açısının etkileyici olduğunu belirtti; érudite kavramıyla betimlediği bu niteliğin onunla daha da güçlendiğini ifade etti.
İkinci oturumda Prof. Cemil Boyraz’ın yönettiği panelde yazar Tanıl Bora, Ali Birinci, Ahmet Demirel ve Mehmet Alkan, Tunçay’ın Tarih ve Toplum ile Toplumsal Tarih dergileriyle dergicilik alanındaki etkilerini değerlendirdi. Bora, Mete Hoca’nın yayıncılık yaklaşımını, akademik tarihçilik ile popüler tarihçilik arasında kurulan dengede gördüğünü, metinlerin kamusal bir ilgiyle okunabilir olmasına verdiği önemi vurguladı. “Tarih, uzmanların dışında da ilgi görebilecek şekilde ele alındı” şeklinde bir değerlendirme yaptı.
Çalışmalarını öğrencileriyle paylaşan Mehmet Alkan, Mete Hoca’nın etkisiyle şekillenen kuşağın nasıl büyüdüğünü anlattı ve onun “Tarık Zafer Tunalı’nın Türkiye’de Siyasi Partiler” gibi başlıklar üzerinden yol gösterdiğini hatırlattı. Toplantının kapanış konuşmasını İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan gerçekleştirdi. Yazgan, Mete Tunçay’ın Bilgi ailesi için taşıdığı önemi ve üniversitenin kuruluşundan itibaren gösterdiği cesaretin bugün ulaşılan akademik seviye için ne kadar belirleyici olduğunu söyledi.
Etkinliğin kaydı Beyaz Haber Ajansı (BYZHA) tarafından aktarıldı.