Paracetamol Kullanımı ve Hamilelik: Otizm ve DEHB Riskine İlişkin Güncel Bulgular
Hamilelikte yüksek ateş veya enfeksiyon durumlarında sık başvurulan çözümlerden biri olan parasetamolün, otizm veya DEHB ile nedensel bir bağlantısı olup olmadığı uzun zamandır tartışma konusu olmuştur. Yapılan güvenilir çalışmalar, şimdiye kadar parasetamol ile bu çocukluk dönemi rahatsızlıkları arasında direkt bir nedensellik kanıtı göstermemiştir. Öte yandan, tedavi edilmeyen yüksek ateşin bebeğe verebileceği zararlar, kontrollü ilaç kullanımıyla karşılaştırıldığında çok daha ciddi riskler doğurabilir. Memorial Bahçelievler Hastanesi’nden Doç. Dr. Taha Takmaz da bu konudaki görüşlerini paylaşmıştır.
İlaçlarınızı doktor kontrolünde kullanın Son yıllarda bazı gözlemsel çalışmalar, hamilelikte parasetamol kullanımının çocuklarda otizm veya DEHB riskini bir miktar artırabileceğini öne sürse de çoğu inceleme, kullanılan doz, kullanım süresi ve hangi haftada alındığı gibi ayrıntıların net olmadığını belirtmektedir. Böyle durumlarda bile, annenin ateşi veya enfeksiyonu gibi faktörler doğrudan ilacın kendisinden daha ani ve ciddi riskler doğurabilir. Bu nedenle mevcut klinik uygulamada parasetamol genellikle güvenli ve en sık tercih edilen seçenek olarak görülür. En temel öneri ise gerekli olduğunda en düşük dozla, en kısa süreli kullanımın hedeflenmesi ve kronik ya da yüksek dozdan kaçınılmasıdır.
Yüksek ateş anne ve bebek için potansiyel risk oluşturabilir Hamilelik boyunca çiğ balık yememek, aşırı fiziksel zorlamalardan kaçınmak veya uyku düzenine dikkat etmek gibi genel önerilerin yanında, bazı durumlarda doktorlar parasetamol içeren ilaçları kullanmanı önerebilmektedir. Bu süreçte anne adayını takip eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, hem annenin hem de bebeğin sağlığını düşünerek uygun tedaviyi işaret eder. Parasetamol, ateş ve enfeksiyon semptomlarını azaltmada kullanılır ve yüksek ateşin kendisi bile bebeğe zarar verebileceği için kontrolsüz tedaviden kaçınılmalıdır. Burada kilit nokta, ilacın kendisi yerine hastalığın kendisinin yarattığı risklerdir; korelasyon nedensellik anlamına gelmez.
Araştırmalar otizm ve DEHB ile parasetamol arasındaki nedensel bağa işaret etmemektedir 2024 yılında JAMA’da yayımlanan İsveç çalışması, 2,5 milyon çocuk üzerinde parasetamol kullanımının otizm, DEHB ya da zihinsel geriliğe yol açtığı yönündeki iddiaları reddetmiştir. Bunun aksine, ailevi, genetik veya çevresel etkenlerin bu riskleri belirginleştirebileceği düşünülmektedir. 2025 yılında Mount Sinai Hastanesi’nin derlemesinde 46 çalışma incelenmiş ve yüksek kaliteli çalışmaların risk sinyalini biraz daha belirgin bulabildiği ifade edilmiştir. Harvard ve diğer araştırmacılar ise nedenselliğin kanıtlanmadığını ancak özellikle uzun süreli ya da yüksek doz kullanımında dikkatli olunması gerektiğini vurgulamıştır.
Mevcut uluslararası kurumlar da parasetamolün güvenli ve gerekli bir seçenek olarak kalabileceğini belirtmektedir. Amerikan Kadın Doğum ve Jinekoloji Derneği (ACOG), “nedensellik olmayan güvenli bir kullanım” mesajını verirken, SMFM ise “kanıtlar sonuçsuz olsa da, ilacı bırakmanın anne-bebek sağlığına zarar verebileceğini” belirtmektedir. Dünya Sağlık Örgütü ise Eylül 2025 verileriyle parasetamol ile otizm arasında tutarlı bir ilişki bulunmadığını ifade etmiştir.
Peki neden bazı çalışmalar risk artışını işaret ediyor? Bilim insanları bu artışın birkaç temel nedeni olabileceğini söylemektedir: Birincisi, çoğunlukla ateş ve enfeksiyon tedavisi için kullanılmasıdır; asıl riskli olan hastalığın kendisi olabilir. İkincisi, çalışma tasarımında annelerin ilaca ne zaman ve ne kadar aldığının belirsiz olmasıdır. Üçüncüsü, beyanlara dayalı verilerin güvenilirliğinin sınırlı olmasıdır. Sonuç olarak, mevcut veriler yüksek ateşin tedavi edilmediği durumlarda daha büyük riskler doğurabileceğini göstermektedir ve parasetamol bu bağlamda güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor.