Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde Erken Çocukluk Döneminde Belediye Hizmetlerinin Güçlendirilmesi Çalıştayı
Erken çocukluk dönemi konularına yerel yönetim düzeyinde odaklanan bu çalıştay, Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde aile ve toplum tabanlı yaklaşımların birlikte ele alınması amacıyla gerçekleştirildi. Panelde, İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Dilara Fatoş Özer, Face Klinik Psikoloji’den Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Ayna ve Küçükçekmece Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Saniye Yıldız konuşmacı olarak yer aldı. Moderatörlük görevini ise Devlet Tiyatrosu sanatçısı Hakkı Ergök üstlendi.
İlyas Dikici, Belediye Başkan Yardımcısı olarak yaptığı konuşmada, çocuklara yapılan yatırımın kentin geleceğine dair yatırımların en başında geldiğini belirtti. “Erken çocukluk dönemi artık sadece iyi niyet alanı değil, kanıta dayalı kamu politikalarının merkezi olan bir strateji.” diyen Dikici, göreve geldiğinde ilçede belediye kreşinin bulunmadığını, şimdi ise 17 gündüz çocuk bakımevinin aktif hizmet verdiğini kaydetti. Ayrıca BiMola Engelsiz Yaşam Merkezi ile çocuk oyun evleri ve özel eğitim-rehabilitasyon merkezlerini de hayata geçirdiklerini söyledi. Hedefinin, erken çocukluk alanında sürdürülebilir ve mevzuata uyumlu bir belediye hizmet modeli kurmak olduğunu ifade etti.
Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Ayna, akran zorbalığına dikkat çekti ve çocukların duygularını ifade edebilmesinin önemini vurguladı. “Zorbalığın çoğu, çocukların duygularını ifade edememesi ve öfkesini güce dönüştürmesiyle ilişkilidir. Bu durumu azaltmanın yolu, çocuklarla vakit geçirmek, onların duygularını özgürce ifade etmelerini desteklemek ve zararlı medya içeriklerinden uzak tutmaktır.” şeklinde konuştu.
Saniye Yıldız, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü olarak erken çocukluk hizmetlerinin yalnızca kreşlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. “Belediyeler olarak çocukla birlikte bakım verenlere yönelik destek programları da geliştiriyoruz: psiko-danışmanlık, ev temelli ziyaretler, erişilebilirlik ve bakım hizmetleriyle dezavantajlı çocukların gelişim olanaklarını güçlendirmek gibi hedefler öne çıkıyor. Temel amaç, çocukların hayata eşit başlangıç yapabilmelerini sağlamaktır.” dedi.
Özer, oyunların çocukla iletişim kurmanın ve sosyal bağlar kurmanın temel aracı olduğuna işaret etti: “Oyunun gücü, sadece oyuncakla sınırlı değildir. Günümüzün teknoloji çağında çocukların daha çok iletişime ihtiyacı var; bu nedenle oyun, ebeveyn-çocuk bağını güçlendiren önemli bir araçtır.”
Çalıştay sonunda dört ana tema üzerinde odaklanılan tartışmalar şu başlıklar altında toplandı: erken çocuklukta gelişim, öğrenme ve oyun ekosistemi; aile ve toplum temelli hizmetlerin yerel yönetimlerde güçlendirilmesi; akran ilişkileri ve zorbalığı önleme modelleri; dijital güvenlik ve dijital istismar ile mücadele konuları. Bu başlıklar, bölge için uygulanabilir politikaların ve uygulamaların geliştirilmesi amacıyla ele alındı.