Tavşan İmparatorluğu ve Aldığımız Nefes: Antalya’da Ulusal Yarışmada Büyülü ve Hüzünlü Birler

Tavşan İmparatorluğu ve Aldığımız Nefes: Antalya’da Ulusal Yarışmada Büyülü ve Hüzünlü Birler

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma heyecanı, izleyiciyi iki farklı dünyaya götüren filmlerle sürüyor. Seyfettin Tokmak’ın yönettiği Tavşan İmparatorluğu dünya galasını Tallinn Black Nights Film Festivalinde yapmış olup, Türkiye’de Beko tarafından babasıyla zorlu bir rekabetin gölgesinde yaşanan bir çocuğun adalet arayışını merkezine alıyor. Musa’nın, doğanın vahşi formlarına karşı kendi içsel direnişini ve arkadaşlarına olan bağlılığını anlatan bu yapıt, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşide oyuncu ve ekip tarafından ayrıntılı bir şekilde tartışıldı. Tokmak’ın, çocuklarla çalıştığı geçmiş deneyimlerinden beslenen yaklaşımı, bu filmde de derin bir çocukluk melankolisini ortaya koyuyor; çocukluğun kırılganlığı ve yetişkin dünyasının sert gerçekleri arasındaki gerilimi belirginleştiriyor.

Çocuk oyuncular Perla Palamutçuoğulları ve Alpay Kaya ile yapılan sohbet, filmin duygusal tonunu güçlendirdi. Palamutçuoğulları, “Eski fotoğraf albümlerine bakar gibi bir deneyim yaşadım; böyle bir filmi hayata geçirmiş olmak bana gurur veriyor” derken Kaya, çekimlerden sonra filmi yeniden izleyince yaşadığı özlemi ve onurunu paylaştı.

Diğer yanda, Şeyhmus Altun’un yazıp yönettiği Aldığımız Nefes adlı eserde 2000’lerin başında bir Anadolu kasabasındaki yangında annesini kaybeden 12 yaşındaki Esma’nın büyümeye zorlanan serüveni ele alınıyor. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından yapılan söyleşide Altun, filmin kız kardeşinin hikayesini taşıdığını ve çocukluğa dair izlekleri, göç ve yerleşme temalarıyla birleştirdiğini belirtti. Başroldeki Defne Zeynep Enci, karakterinin annesinin yokluğunu üstlenmiş bir kız olarak içsel çatışmasını şu sözlerle ifade etti: “Okumak ve büyümek istiyorum ama önüme çıkan engeller beni durduruyor; bu durum beni mutsuz ve içine kapanık kılıyor.”

Oyuncu Hakan Karsak ise karakterin inşasında ölüm temasını merkeze aldığını vurgulayarak, “İnsanoğlunun ölümü hızla unutmasına dayanan bir bellek var; ölüm gerçek olsa da çoğu kez yaşamın içinde görünmezleşir” dedi. Bu söylemler, her iki filmde de çocukluk ile yetişkinlik arasındaki ince çizgiyi ve kayıp/göç temalarının yaratıcı anlatımlarla nasıl işlendiğini ortaya koyuyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tepki Ver
Haber Merkezi Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

20255 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir